Eğer gitmeseydin, şiirler yazardım sana.
Başlangıcı sen, sonu ben olurdum.
Sonsuz olurdu..
Gece dışarı çıkardık beraber.
Sen ellerimi tutardın, ben gözlerine bakardım.
Sabaha karşı birlikte uyanıp günün aydınlanması seyrederdik.
Seni ne kadar çok sevdiğimi fısıldardım kulaklarına.
Sevinirdin,
sevinirdik beraber.
Ellerini tutmak hayata sarılmakla eş değerdi.
Sen anlatılması en zor olandın,
Dilimin kelimelere açtığı en son savaş..
Ve sen kaybettiğim en güzel şeydin sevgili.
Ne zordu sen olmadan seni yaşamak,
sokakları mesken etmek bedenime.
Kalbimin dur, ayaklarımın git dediği yerlerde
senden bir iz aramak inan çok zordu.
En azından birkaç saç telin kalsın isterdim bende,
çünkü benim kadar kimse güzel koklayamaz seni.
Senin bana ait olan bir kalbin olmalıydı sevgili,
kalbin senin vücuduna verdiğim en büyük emanetim olmalıydı.
Hani hep sorardın ya bana;
''aşk şarkıları bize ne kadar uyuyor değil mi sevgilim?'' diye.
Çoğu zaman cevap vermezdim ben sana,
kızardın..
Sonra ben bir şekilde gönlünü alırdım,
sen yine bir bahane bulur küserdin bana.
Bak cevabını şimdi veriyorum.
Evet sevgilim.
Aşk şarkıları bize o kadar çok uyuyor ki,
elim ayrılık yazmaktan nasır tuttu.
Allah bu dünyaya beni senin gönlünü almam için göndermiş sanki.
Oysaki ben sana gitmeni gerektirecek hiçbir şey yapmamıştım,
sadece senin gidesin vardı.
Ama ben yine gelip gönlünü de seni de almaya razıyım.
Bir kere bana versen o güzelim ellerini
ve yine çok sevsem ben seni,
öbür yaza benimle evlenir misin sevgilim?..
Belina ÖZBEK