İşte gidiyorum
Şehla bakışlarına hasret
Yorgun ürkek güllere bakıp
İstanbulu yüreğime katıp
Şehrine buzullar düşmüş akşamlara gidiyorum....
Sevdaları bin yıllık üsküdara
Kurşun yarasından ağır sevdama
Meydanında benliğimi bıraktığım sultanahmete hasret
Kırık döküklüğüm
Beli büküklüğüm
İçime çöken sise inat
Sensizliğin sen olduğu ötelere gidiyorum....
Levhamda vuslat
Bakışlarımda hüzün
Amr bin As misali mekkeye giriyorum
Yüreğimin duvarlarına vuruyor Eylül gibi özlemin
Mevsimlerime kışı kuşanıp
Şehrime veda edip
Ruhumun içindeki kaybolduğum derdest mahzenlere çekilip
Sineme sığmayan yarama tuz basıp
Gözlerim yaşlı
Duygularım lal
İşte gidiyorum...
Sokaklarımda sadece hatıraların
Adımlarımda sonbahar titrekliği
İçimde Muhammedi özlemler
Dudaklarımda dağılmış isminle
Bu şehirden
Sensizliğe gidiyorum ...
Omuzumda bitevi hatıralarım
Vakitsiz yağan ayrılığın
Gurbeti ayaklarıma dolayıp
Tüm sadakatimle
Izdırabımla
İşte gidiyorum...
