Aşkın sıcaklığı damarlarımızda
Gün olur vurur yüreği acılarına
Gün olur çıkarır kavak ağacının dallarına
Aşkı kırmızı biliriz
Ondan geleni öyle severiz
Ayrılığa mal edilmiştir gözyaşlarımız
Çoğu zaman veda etmeye sakındığımız
Hani o aksi tavırlarımız
Kavuşma hayaliyle büyüyen umutlarımız
Ayrılığı sarı biliriz
Bir kere aşka ayrılık adını vermişiz
Herkesin bir yalnızlığı var içinde yaşattığı
Derin yaralarını umarsızca sızlattığı
Deli sevdaların kapılarına kilit astığı
Ha babam bağrına vurdukça kanattığı
Yalnızlığı beyaz biliriz
Onun için kefeni beyaz biçmişiz
Hani birde herkesin sonu ölüm varya
O bahsettiğimiz yârin kollarında
Hani niceleri geride bırakır gider ya
Bir karış toprağa razı olur ya
Ölümü siyah biliriz
Azrail’in cübbesini görür öyle gideriz
Kavramlarla geçip gidiyor hayatlarımız
Bir sürü umuda halat bağladığımız
Ömürden bir nefes çekip bıraktığımız
Bir mezar taşına karşılık gelen hayatlarımız