KEBERLİ’ DE KÜÇÜK KIZLAR
Keberli’de yaşayan küçük kızlar,
Gözleri boncuk mavisi,
Elleri bakımsızlıktan çatlamış,
Saçları günlerdir taranmıyor.
Yanakları güneş yanığı.
Keberli’de yaşayan küçük kızlar,
Bilir misiniz bu çağlar,
Göz açıp kapayana dek geçecek,
Azıcık boyunuz uzayınca
Babanız ‘okula gitme’ diyecek.
Belki o kıraç kayalarda koyunları otlatacaksınız.
Bilmem? Ağustos’ta ırgatlık mı yapacaksınız?
Belki birisi girecek o minik yüreğinize,
Ela gözleriniz bir tek O’nu düşününce gülecek…
Keberli’de yaşayan küçük kızlar,
Bir gün eve birileri gelecek,
Haberiniz olmadan babanız sizi verecek.
Hayatı bile tanımamışken
Kucağınızda bir bebek.
Keberli’de yaşayan küçük kızlar,
Büyükler var şehirlerde,
Sizin hakkınıza göz dikmiş,
Sizi yokluğa mahkum etmiş,
Umut nedir bildirmemiş,
Yedikçe doymayan,
Rüşvet alan, rüşvet veren büyükler.
Haramzadeler var, kamu malına göz diken
Hainler var hizmet gelmesini engelleyen.
Keberli’de yaşayan küçük kızlar,
Haberiniz var mı?
Bir de cenazeler var.
Bir de ağlayan kadınlar,
Ağlayan çocuklar,
Tabuta evladının yerine girmeye razı analar var.
Keberli’de yaşayan küçük kızlar,
Büyükler var,
büyükler…
Büyükler?