Kent Fısıltıları
dur, gitme
söyleyecekleri var
sana bu kentin...
hatırlar mısın ?
kağıttan gemilere binerdi çocukluğumuz
ne yapsak batardı
hiç görmedin oysa
içinde hep adın yazardı...
gülümseyişine demirleyen bakışlarımı
takatsız tayfaları kaldıramazdı yüreğimin
elin elime değerdi çamurlu
suların kalbi kanardı...
denizi onbeş yaşımda gördüm
yalanım yok
bir balık pullarını döküp gitti gözlerime...
bir nüshası bende kaldı şimdi yüreğinin
dizlerinin üzerinde siyah-beyaz kareli
yüzümde utangaç etekliğin...
o kadar sevmeseydik diyorum
eski mahallemizi, yalnızlıklarımızı, kederlerimizi
her akşam patlayan topumuzu,
bir ayağı topal kedimizi
hüzünlerimizi.
biliyor musun ?
yüzmeyi de öğrendim artık
çamurlu sulardan çıkarmak için
batan gemilerimizi...
gitme, dur
söyleyecekleri var
sana bu kentin...
gökçeşair, 2006