..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Ölümden önce yaşam var mı? -Duvaryazısı
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Öykü > Gülmece (Mizah) > Ahmet Zeytinci




12 Ocak 2022
O Önemli Bir Yer İçin Çok Didiştik  
Ahmet Zeytinci
El Aziz'liyiz biz ağam. Eski adı işte, şimdilerde Elazığ derler ilimize... Güzeldir pek bereketlidir bizim oraları... Oğlanlarımız da kızlarımızda pek bir alımlıdır, pek bir gösterişlidir... Civan gibidirler hepsi maşallah... Bizler eski toprak sayılırız şimdiki yeni yetmelere nazaran... Bar kuruldu mu, halaya kalkıldı mı hemen yanaşırız birbirimize... Elele, omuz omuza dalarız oynamaya...


:AIF:

Bizim hemşehriler burada çoktur. Çok oldu mu da her sene beş on tane düğün olur haliyle... Allah razı olsun beni de severler hemşehrilerim ''Kazım Ağabey ne yap ne et mutlaka gel bizim düğüne.'' diye de hem davetiye verirler hem de sözlü iletirler isteklerini...





El Aziz'liyiz biz ağam. Eski adı işte, şimdilerde Elazığ derler ilimize... Güzeldir pek bereketlidir bizim oraları... Oğlanlarımız da kızlarımızda pek bir alımlıdır, pek bir gösterişlidir... Civan gibidirler hepsi maşallah... Bizler eski toprak sayılırız şimdiki yeni yetmelere nazaran... Bar kuruldu mu, halaya kalkıldı mı hemen yanaşırız birbirimize... Elele, omuz omuza dalarız oynamaya...





Elime mendili aldım mı hemen geçerim ben başa, başlarım sallamaya, davul zurna da girdi mi işin içine değmeyin keyfimize... Pek meraklıdır bizim millet halay başı olmaya... Düğünlerde halay kurulmadan önce herkes birbirini kollar başa geçmek için. ''Oğlum durun hele acele etmeyin filan desek de durmazlar.'' İte kaka biri geçer elinde mendille... Öbürleri de fırsat kollar ... Ne olacaksa başa geçmekle sanki? İşte hep beraber kızlı erkekli oynuyoruz haytalar... Ne dürtüyorsunuz birbirinizi başa geçmek için...





Önde ki mendil sallayan emmi arkaya bir yaslandı mı haliyle halay eğilir bükülür, yıkılacak gibi olsa da yine de yıkılmaz... O bir mesajdır aslında dosta düşmana, tabi mesajdan anlayana... ''Biz böyle eğilir bükülürüz de yine de yere sağlam basarız yıkılmayız.'' anlamına gelir o eğilip bükülmeler... Her birimiz diğerini tutar da birbirimizden destek alırız...





İçlerinde en yaşlıları bendeniz Kazım Amcaları olduğumdan halay başını da çoğu zaman ben çekerim. Beni de öyle zırt pırt ittiremezler ha diyeyim. Zibidilerin hepsi elime doğdu elime büyüdü, babaları bile benden yirmi otuz yaş küçük... Ancaaaak ben yorulur da bırakırsam halayın başını, o zaman zaten pusuda bekleyenler vardır halay başı olmaya, onlar hemen zıplarlar, mendilleri de hazırdır arka ceplerinde... Didişir durular, birbirlerine dalmacasına, ittirmecesine.... Halay başı dedin mi akan sular durur... Boru değil, öyle önemli bir mevkidir ki anlatamam. Hele de o videolarda bir de kendilerini seyrettiler mi, daha ileri ki yıllarda da çocuklarına torunlarına seyrettirdiler mi, zannedersiniz ki olimpiyatlarda halay dalında altın madalya almış bu adamlar...





Benim gitmediğim düğünlerde halay başı olmak için çok arbede yaşanıyormuş, duyuyorum zaman zaman kulağıma geliyor. Hatta aralarında öne geçen ''Kazım Amca bana el verdi ben yokken halayın başı sana emanet oğlum dedi.'' diye de birbirlerini kandırmaya çalışıyorlarmış. Yok ağam yok, ben öyle kimselere dememişimdir, el de vermemişimdir... ''Ben yokken siz geçin de halayı idare edin ben gelene kadar, palavra sıkıyorlar bunlar birbirlerine.''





Zamanında ben de çok didiştim durmuştum halay başı olmak için. Hem de bizim zamanımızda çok kuvvetli adaylar çıkardı halaybaşılığına... Biz onların arasından sıyrıldık da bileğimizin kuvveti yüreğimizin güzelliği ile ta buralara kadar geldik... O zamanlar bizim cebimizde bir tane değil beş on tane mendil olurdu, bir mendili kaptırdık mı öbürünü alırdık elimize... Halay Başı deyip de gülüp geçmeyin forsu vardı, havası vardı halayın başı olmanın hem de pek bir havası...



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın gülmece (mizah) kümesinde bulunan diğer yazıları...
Üç Beyaz Evde Olmadı mı Çıngar Çıkar
Az Evvel Otobüsten İndim
Kilolarınız ile Barışın
Babaannem İle Hasbihaller - 1 -
İki Hınzır Güvercin
Kravatttt Vayyyy Kravatttt
Bayandan Az Kullanılmış
Bakalım En Uzağa Kim Teşaşur Yapacak
Babaannem İle Hasbihaller - 2 -
Hemşeriiim Memleket Neereeeee

Yazarın öykü ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Biri Baharat mı Dedi
Güzel Bir İnsan Patates Kızartması ve Gazoz
Karınca Kararınca
Ay Em Ef Biraderler
Çay Kaşıkları
Ben de Saadet Zinciri Kuruyorum
Maaşını Soruyorum Söylemiyor
Limited Şirket Ortağı Bile Değiliz Abi Ne Stratejik Ortağı
Serbest Meslek
İnsanlık İçin Küçük Sizin İçin Büyük Bir Adım

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Rızk Endişesi [Şiir]
Sevap Bonusu [Şiir]
Salyangoz [Şiir]
Bir Karış [Şiir]
Hroşima Beni Unutma [Şiir]
Seni de Beni de Adam Ederler [Şiir]
Tatlı Sohbetler [Şiir]
Şiir Dürt Beni Biraz [Şiir]
Yeter ki Mert Adamdı Desinler [Şiir]
Tembel Teneke Sen de [Şiir]


Ahmet Zeytinci kimdir?

1961 Ankara'da başlayıp devam eden bir hayat. İlk ortaokul, lise ve iki yıllık bir üniversite deneyimi, ticaret hayatı Ankara'da iki tane aslan gibi evlat biri dişi biri erkek aslan olmak üzere hayat mutlu bir şekilde akıp gidiyor. Biraz şiir, biraz öykü ve denemelerin sıcaklığında. . .

Etkilendiği Yazarlar:
Nazım Hikmet, Aziz Nesin, Erich Fromm


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2022 | © Ahmet Zeytinci, 2022
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.