..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Doğru şeritte olsanız bile, olduğunuz yerde kalırsanız er geç ezilirsiniz. -Will Rogers
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Deneme > Yaşam > Aysel AKSÜMER




4 Ağustos 2022
Mutluluk Düşüncede Başlar  
Aysel AKSÜMER
Mutluluk kaça ayrılır?


:CDJ:
"Kendini her ne koşulda olursa olsun mutlu hissedenler" hakkında herkes farklı düşünceye sahiptir. Bu kategorideki insanlar bazılarına göre gamsız bazılarına göre akıl noksanı bazılarına göre de aşırı pozitif kişiliktirler. Ya sizin bu konudaki fikriniz nedir? desem cevabınız ne olurdu acaba?

Bana sorarsanız mutluluk; "Genel" ve "Özel" olarak ikiye ayrılır. Çoğu zaman güne kötü haberlerle başlıyoruz. Ülkemizde veya dünyanın herhangi bir yerinde deprem, sel, yangın, kasırga gibi felaketler yaşanıyor. Bu olaylardan kendimiz, ailemiz, yakın çevremiz birebir etkilenmese de yine gözyaşı dökebilir, aynı acıyı en derinden hissedebiliriz; sonuçta insanız.

Ne kadar barışı savunsak da bazı ülkeler birbiriyle savaşmaktan zevk alıyor. Ölen, yaralanan, acı içinde kıvranan çocuk, genç, yaşlıları görüp buna sebep olanlara lanet okuyoruz, yangın yerine dönüyor içimiz. Neticede taş, duvar değil ki kalbimiz.

Her türlü canlıya uygulanan şiddet, işlenen cinayetler vs. unutulmamak üzere hafızalarımıza kazınıyor biz de merhamet, vicdan var şükürler olsun elimizden bir şey gelmese de suçu işleyenlerin hakettikleri cezayı almaları için dualar ediyor, yazıyor, çiziyoruz.

Bunların yanında; işsizlik, zamlar, trafik, geçim sıkıntısı vs. bütün olumsuzlukların birebir içindeyiz ama hayat devam ediyor iyisiyle, kötüsüyle, acısıyla tatlısıyla. Doğarken ağladık diye sonsuza kadar aralıksız ağlamıyoruz. Aslında bu noktada " iyi ki" demek istiyorum en içten duygularımla. Yoksa nasıl ayakta durabilirdik ki?

"Duvarı nem insanı gam yıkar", sözünü çok anlamlı bulurum. Etrafımızda gelişen tüm olumsuzlukları, kişisel problemlerimizin üzerine en kuvvetli tutkalla yapıştırmaya kalkarsak nereden nefes alacağız, ruh sağlığımızı nasıl koruyacağız?

"Mantığımız ve duygularımız" her zaman ortak hareket edemez. Gerektiğinde mantığımız duygularımızın önüne geçmeli, diyorum ısrarla. Dünya kendisi kadar büyük yüküyle dönerken yüzümüzü, kalbimizi güneşe çevirmezsek kara bulutlar karabasanımız olacaktır her zaman.

Mutlu olmak için maddi, manevi her konuda doyuma ulaşmış olmak gerekmiyor. Kişisel bakımı sadece bedensel temizlik olarak algılamamalı içine ruhsal bakımı da eklemeliyiz. Nasılsın? sorusuna hayatımın hiç bir dönemi bazıları gibi "sürünüyoruz işte" demedim, demem de. Yatım, katım, arabam mı var inanın hiç birisi yok. Fakat dünyalar kadar sevdiğim iki evladım, bitmeyen enerjim, kesilmeyen umudum, son nefesime kadar kurmaya devam edeceğim hayallerim var.

Son söz olarak şöyle demek istiyorum izninizle. Gündüz onca zaman varken çözemediğimiz sorunları gecenin karanlığında, başımızı yastığa koyunca çözmeye çalışmayalım. Uyku, ruh ve bedenin mucizevi şifasıyken mahrum etmeyelim kendimizi bu güzel kaynaktan.

Unutmayalım : "Mutluluk düşüncede başlar". Gününüz, günleriniz, ömrünüz size layık biçimde geçsin. Hayat kısa, biz daha da kısaltmayalım.








Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın yaşam kümesinde bulunan diğer yazıları...
İlk Yaş Günü
Hayal Fidanları
İç Dünyamız
Gülmek
Herkesin Bir Öyküsü Vardır
Su Gibi
Çöken Neydi?
Her Doğan Gün Yeniden Doğuştur

Yazarın deneme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Gidişim Çağı
En Kötü İhtimalle
An'dan Ötesi Yalan
İlhan İrem
Kazasız Belasız
Kötü Huylu Kitle
İlk Beyaz ve Sonrası
Sevgililer Günü
İçimizdeki Yangın Merdiveni
Pişmanlık Demlendikçe Koyulaşır

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Gelişi Güzel [Şiir]
Global Yalnızlık [Şiir]
Deliksiz Suskunluk [Şiir]
Kırık Bir Aşk [Şiir]
Yürekten Dökülen Dostluk Tanesi [Şiir]
Doğaya Karışmak İstiyorum [Şiir]
İstanbul Düşü [Şiir]
Erik Ağaçları [Şiir]
Bohçadaki Sözler [Şiir]
Geceler [Şiir]


Aysel AKSÜMER kimdir?

Halkla İlişkiler mezunuyum. Devlet memuru emeklisiyim. 2 evlat sahibiyim. Ankara'da yasiyorum. Bir Oyku Kadar Kisa Bir Roman Kadar Derin Hayatlar isimli oyku kitabinin yazariyim.

Etkilendiği Yazarlar:
Orhan Veli KANIK, Reşat Nuri GÜLTEKİN, Anton Çehov


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2022 | © Aysel AKSÜMER , 2022
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.