..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Materyalist bir dünyada yaşıyoruz, ve ben de materyalist bir kızım -Madonna
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Bilimsel > Felsefe > Bayram Kaya




3 Ekim 2022
İttifaklar Birer Referans Noktasıydılar 18/6  
Bayram Kaya
Bu nedenler kişilerdeki silinti kazıntıların izleği olan geri gönderili kolektif çağrışımlar, köleci sistemin hunharlığı karşısında kişilerin kolektif dayanışmalı kolektif vicdanıydı.


:FE:
18/6
Monarşi söylemi, kolektif düzenden kopuşa karşılık oluşan söylemlerdi. Özel mal sahipliğini belirten ve mal yoksunluklarını belirten bir kavramdı. Tarihsel kesikli sürekliliğe tanılanan yönetimsel bir bağlam söyleyişti.

Kolektif mülkiyetin keyfi dağıtım düzeni içine geçilen yeni düzenlenişin dağılım sonrasında oluşan yapıya verilen isimdi. Monarşin düzen yapısı içinde efendi ve köleler vardı. Efendiler mülk sahibi paylaştıran ve rızk veren veli nimettiler. Var olan sistem El 'in algılarına göre söyleniyordu. Kolektif yapı bağları gevşemişti.

Üreten ilişki, üretim hareketi kolektif alanın özüydü. Üreten ilişki totem alanlı grubun karşılıklı ve organize emekler girişmesiydi. Üretim hareketi de gruplar arası bileşimlerle ittifakı alanın karşılıklı emekler değişim biçimiydi. Bunlar kolektif esastandılar.

Kolektif girişmelerin giderek üretime sebep olduğu köleci yapı içinde gizlenir. Onun yerine mülkün sahibi ve mülk sahibinin takdiri söylenir. Artık üreten ilişki göze sokulsa da süreci göremezsiniz. Çünkü El 'in sözleri yanıltma üzerine illüzyondur (büyüdür). Etkileme sanatıdır. Buna rağmen köleci egemenlik kolektif üretimden vaz geçemezdi.

Köleci egemenlik, efendilerinin kolektif üretim yaptırmaktan vaz geçemedikleri bir mülk hakkı sahipliğiydi. Beyin mülk hakkım" dediği söylem; kolektif emek gücüne sahibi yetti. Kolektif emek gücünün içinde kişilerin emeği ve kişilerin emek güçleri de vardı. Yani mülk hakkı, monarşi içinde sömürülen kölenin emek gücü de oluyordu.

Köleci sistem üretirken; "baş başa vermeyince taş yerinde kalkmaz" diyordu. "Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz" diyordu. "Bir elin nesi var hiç değilse iki elin sesi var" diyordu. "Hepimiz bir El 'in kulu ve bu toprakların çocuğuyuz" diyordu.

Bunlar göze sokulan kolektif anlamlardı. Ama bunları El 'in söylemlerine göre anlıyorduk. El; baş başa vermemizi istediği için bizler de "baş başa veriyorduk" demenin anlamasıydı. Buradaki "El' in kulu" söylemi kolektif bağlaçla Totem kardeşliği, İlahın çocukları olmayı ifade edişle birlikte hepimiz gözetilir olan iradesizlikte tümseliyorduk.

Bu söylemler tarih sel kesikli süreklilik içinde kendisinin eylem ve söylemleri içinde olup biten geçmişin kolektif hafızasına atıf yapan söylemlerdi. Kolektif üretimi vurguluyordular.

Ama kolektif üretim yapmanın karşılığı olması gereken kolektif olucu gerçekler, El 'in takdiri olan bir rıza anlayışı içinde kavranıyordu. Kolektif olguca gerçekler El anlayışı içinde takdir edilen ve giderek boğaz tokluğu ücret olan bir söylemdi. Kolektif olguya göre olması gereken paylaşan söylemleri, ücretle anlıyorduk.



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın felsefe kümesinde bulunan diğer yazıları...
Kopya Yapılar 4
İttifaklar Birer Referans Noktasıydılar 68
Kopya Yapılar 1
Kopya Yapılar 3
Kopya Yapılar 2
El Felsefesi ve Tarihsel Yaratılış 6
El Felsefesi ve Tarihsel Yaratılış 16
El Felsefesi ve Tarihsel Yaratılış 17
El Felsefesi ve Tarihsel Yaratılış 14
El Felsefesi ve Tarihsel Yaratılış 13

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Müjdelenmiştir Ekim 2 [Şiir]
Borç Namustur [Şiir]
Yitik Dizeler [Şiir]
Müjdelenmiştir Ekim 1 [Şiir]
İçimizdeki Yabancı [Şiir]
Darmadumanında [Şiir]
Sıradakinin Yıkılışı [Şiir]
Yaşamını Hiç Eden [Şiir]
Küsmem Gam Elinde [Şiir]


Bayram Kaya kimdir?

Emekli eğitimci. 1950 Mucur / Kırşehir doğumlu.


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2022 | © Bayram Kaya, 2022
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.