..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Uygarlık, gereksiz gereksinimlerin, sonsuz sayıda artmasıdır -Mark Twain
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Bilimsel > Felsefe > Bayram Kaya




3 Ekim 2022
İttifaklar Birer Referans Noktasıydılar 18/7  
Bayram Kaya
Ama kolektif üretim yapmanın karşılığı olması gereken kolektif olucu gerçekler, El 'in takdiri olan bir rıza anlayışı içinde kavranıyordu. Kolektif olguca gerçekler El anlayışı içinde takdir edilen ve giderek boğaz tokluğu ücret olan bir söylemdi. Kolektif olguya göre olması gereken paylaşan söylemleri, ücretle anlıyorduk.


:IJ:
18/7
Köleci ilişkiler içinde üretirken kolektif hevesi özendiren söylemler vardı. Paylaşırken iyi kul olup göze girerek vaat edilenden umudu kesmemenin hevesi vardı. Bunlar direnç potansiyelinizi kıran baskın ve bastıran söylemdiler. Karışık düşüncelere bağlı koşullu öğrenmelerdi. Fakat üretim yaparken üretmenin kolektif bazlı oluşunda hiç gevşeme yoktu.

Zorunlu ve kolektif alanlı gevşeyememeyi, mülk sahibinin mülk hakkı etrafında birleşilen rızaya bağlı söylemlerin birleştirici bir bağlamı olarak anlıyorduk. Çünkü kişiler artık köleci mantığın; takdir etme, rızk dağıtma, veli nimeti olma, rıza gösterme, kul olma gibi köleci referanslarıyla sisteme bakıyordular. Köleci referans neydi?

Kutsal mülk sahipliği etrafında ve mülk sahibinin lütufkâr bir veli nimet olması ekseninde mülk sahibine çalışmak ve ondan geçimlik için lütuf beklemekti. Yani şimdiki sözleşme mülk sahibinin masasına oturup pazarlıklar yapmaktı.

Köleci sistem, hayal satıyordu. Hayal gördürüyordu. Zenginlik hayali satıyor zenginlik düşü gördürüyordu. Köleci sistemle birlikte kolektif emek gücünüz mülk sahibi denen bir Frankenstein yaratmıştı. Siz mülk sahibi şahsında kendi kolektif emek gücünüzle pazarlık yapan bir, hayal görücülerdiniz.

Köleci sistem böyle işliyordu. Mücadele tarihi içinde kolektif emek gücü bin bir kılık ve bin bir türlü söyleyişin kölece anlamına bürünen değer yargılarına dönüşmekle; her durumda kolektif emek gücünüz sizin egemeniniz oluyordu.

Geçmişte sosyal anlamalı beyin inşa kalıpları kolektif üretim bilincine göre edinilmişti. Şimdi yoğun bir beyin yıkama söylemi içinde kişisi mülk sahibi olma ve rızk dağıtma söylemli telkinler ile kolektif kalıplı alanın içi silindiği için kişi kolektif üretimin farkında bile değildi. Kolektif kalıplı söylem içindeki izlekler kolektif ütopyayı oluşacak firarilerinizdi.

Silinen sosyal hafızalı yerde silinen yeri yok etmedikçe silintiler iz ve kalıntı bırakıyordu. Söylemlerde bu izi taşıyordu. Örneğin, El, El takdiri, rızk, kader, mülk sahibi gibi bir yığın sözcükler neye karşılık neyin anlam izi olduğunu saklayamıyorlardı.

Bu iz ve fosil kalıntılardan geçmiş, rahatlıkla okunabiliyordu. Üstelik köleci mantığın hikâye dili de olmuş bitmiş kolektif geçmişin tersi söylemdiler.

Bu nedenler kişilerdeki silinti kazıntıların izleği olan geri gönderili kolektif çağrışımlar, köleci sistemin hunharlığı karşısında kişilerin kolektif dayanışmalı kolektif vicdanıydı.



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın felsefe kümesinde bulunan diğer yazıları...
Kopya Yapılar 4
İttifaklar Birer Referans Noktasıydılar 68
Kopya Yapılar 1
Kopya Yapılar 3
Kopya Yapılar 2
El Felsefesi ve Tarihsel Yaratılış 6
El Felsefesi ve Tarihsel Yaratılış 16
El Felsefesi ve Tarihsel Yaratılış 17
El Felsefesi ve Tarihsel Yaratılış 14
El Felsefesi ve Tarihsel Yaratılış 13

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Müjdelenmiştir Ekim 2 [Şiir]
Borç Namustur [Şiir]
Yitik Dizeler [Şiir]
Müjdelenmiştir Ekim 1 [Şiir]
İçimizdeki Yabancı [Şiir]
Darmadumanında [Şiir]
Sıradakinin Yıkılışı [Şiir]
Yaşamını Hiç Eden [Şiir]
Küsmem Gam Elinde [Şiir]


Bayram Kaya kimdir?

Emekli eğitimci. 1950 Mucur / Kırşehir doğumlu.


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2022 | © Bayram Kaya, 2022
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.