Eski resimlere baktım. İlk kez tarihlerine bu kadar dikkatle...Hayatımın ikinci bölümüne ayrıldığı tarihe göre
sıralanan anılarımın resimleri... Her şey bir rüya olsa geriye doğru saysam ve şıp diye uyansam bir anda.
Zamanın içinde savrulup bir o yana bir yana , bir yerlere çarpıp durmaktan çok yoruldum . Öyle amaçsız ,sahte , 'mış 'gibi yaparak yaşamaktan yoruldum işte . Hiçbir hedefim yok. Yapmakistediğim , hayalini kurduğum bir şey yok. beni mutluluktan havalara uçurtacak bir şey...Hayal kurmayalı kaç zaman oldu ki
zaten. Oyalanıyorum. Kafamı , iç sesimi yavaşlatıyorum. Geriden bir uğultu duyuyorum sadece.
Babam...Bir yerlerden görüyor musundur ki...Bir ben mi bu kadar özlüyorum seni. Her yeni gün uyanıp sil baştan 'mış'gibi yapmak...Alışmış , unutmuş, geçirmiş, bitirmiş, atlatmış, olgunlaşmış, tutunmuş, becermiş, üstesinden gelmiş, iyileşmiş , devem etmiş ve gülmüş eğlenmiş mutlu olmuş, hatta yer yer coşmuş gibi yapmaktan ne çok yoruldum. Ah...Seni özlemek meğer ne büyük kedermiş... İçime bir öküz gibi oturan bu hüzünle yaşamak ne kadar zormuş.
Öyle ani gittin ki , öyle birden bire sensiz kaldım ki...Güçlü olmaya dermanım mı vardı sanki. Her şey yarım her şey eksik. Bir daha içten bir kahkaha hiç atamayacağım en mutlu anlarımdan çalındı gidişinde. Ben sadece senin kızındım. Şimdi ise hiçbir şey...