Eleştiri > Politik Olaylar ve Görüşler
Neler Oluyor, Açılımı Niye Kimse Açamıyor?
Bir açılım meselesidir gidiyor. Kimi Kürt açılımı dedi kimi de Demokratik açılım. Adı ne konursa konsun destekleyenler de karşı çıkanlar da birbirlerine aynı gerekçelerle yükleniyor.
İktidara yakın olanlar muhalif olanlara Ortada bir şey yok. Olmayan bir şeye niçin karşı çıkıyorsunuz? diye hesap soruyor.
Eski Bir Seçim Senaryosu
Bugün sıcağı sıcağına dinlediğim bir haber ve yazdığım bir yazı oldu. Sanırım, insanlar Hak ve doğruluktan ayrıldıkça bizdeki etkisi de daha kuvvetli oluyor.
"En Sonunda Gelip Beni Götürdüler"
Asıl tehlike Cumhuriyet mitinglerinde meydana çıkan Türkiye’nin ulusal, milliyetçi ve Atatürkçü potansiyelidir. Bu potansiyel, Türkiye’nin faşizme direnme gücünü ve olanakları göstermektedir. Bu potansiyelin sindirilmesi AKP açısından esas hedeftir.
Al Gülüm, Ver Gülüm...
Kızılcağaç Köyü eski Muhtarı İbrahim Akgündüz, köy tüzel kişiliğine ait olan araziyi oğluna satmış mıdır? Bu arazi satılmış ise değerinde satılmış mıdır? Kızılcaağaç Köyü Muhtarlığı 2009 Mart yerel seçimlerinden önce Hacı İbrahim Mahallesinde bulunan zeytinliği 2 bin liraya CHP İl Genel Meclis Üyesi İbrahim Biriz’den neden satın almıştır?
G Kılı ve Siber Teröristler!
Sürekli olarak gerici dinsel temalarla geviş getirmeyi sürdüren AKPnin, kent soylu burjuvaları ve gerçek kentli bireyi temsil etmekten çok uzak olduğu açıktır. İstedikleri kadar Versace'den, Diordan son moda elbiseleri giysinler, en lüks dört çekerlere kurulsunlar kentli ya da şehirli asla olamazlar.
Artık Vazgeç Sayın Baykal
Türkiye tehlikeli bir dönemeç arifesinde! Ya Atatürk'ün kurduğu laik, demokratik cumhuriyet bu temeller üzerinde büyümeye devam edecek, ya da din tüccarlığı ile yönetimi ele geçirenler daha güçlenip ülkeyi kaosa götürecek. Bu noktada sağdaki partilerin yanısıra en büyük görev sol partilere düşüyor, başta da solda seçim birliğine karşı olan
Yeni Osmanlı Çılgınlığı
Ülke ve ulus olarak başımızdaki onca sorun yetmiyormuş gibi, bazı çevrelerin, üstelik de bazı batılı düşünürlerle birlikte, yeniden Osmanlı diye tutturmaları karşısındaki görüşümü dile getirmek istedim. Geçmişte Osmanlı'nın varlığından ne hayır gördük ki, yokluğundan yakınalım.
Darağacında Bir Başbakan
Nisan 1960…
Ankara’nın üzerinde karabulutlar. Şehir, kasvetten simsiyah giyinen cenaze yakınları gibi; ilkbahara rağmen uçsuz bucaksız semalarında güneşe dair hiçbir emare yok. Yüzleri üşüten acı bir rüzgâr kin kusuyor ıslak kaldırımlara!
Nev Zuhur Zamane Karunları ve Sudan Petrolü
Somali’deki açlık, kuraklık ve çocuk ölümlerini içeren görüntüleri bir zamanlar ekranlarda bolca izlerdik. Kara derili Afrikalının bu içler acısı durumu köle ticaretinin yaygın olarak yapıldığı orta çağdan bu güne değişmeksizin süre geldi. Belki de milat öncesi bir arka uzantısı bile vardır bahtsızlıklarının. Öyle ya mısır gibi devasa bir
Hitler'in Piçi İsrail
Görüntü itibariyle Hitler'in yaptıklarını yapmakla, onun piçliğini üstlenen İsrail, içerikte abileriyle birlikte...
Cesur Yüreklere Ne Oldu
Yürekli insanların olmadığı bir şehrin, geleceğe dair planları olamaz. Olsa da bu planlar devam etmekte olan başıboşluğu yağlamaktan başka bir işe yaramaz.
Düşünen ve düşündüğünü de en gerçekçi kelimelerle ifade edebilen bir halk topluluğunun aşamayacağı engel yoktur. Düşünmeyen ve sadece yaşamın estirdiği fırtına ile oradan oraya
Kalaşnikoflu Çocuk
Bugün barış istediğinde bulunduğunda barış mı olacak yarın savaş istediğinde ise savaş mı çıkacak? Sen ne istersen hep o mu olacak. Elinde kalaşnikoflu çocuk sana büyüklerinden armağan elindeki bu silah mı ışıldayacak. Sen aydınlık bir dünyayı silahların gölgesinde mi kuracaksın.
Dokunmatik Çamaşır Makinesi
Sağlı sollu düşler görüyorum. Önlü arkalı politik mecmualarda… Adım halk. Kalkıp dimdik duruyorum şu karavaşlar karşısında.
Oyumu Pinokyo'ya Vereceğim!
"Türkiye'de oynanan "demokrasicilik oyununu" şu misalle daha güzel anlatabilirim: Ülkeyi bir gemi olarak düşünün, bu geminin biri gizli olmak üzere iki adet kaptan köşkü var, tabiiki iki de dümeni... Herkesin gerçek sandığı sahte dümenin kaptanını yolcularına seçtiriyorlar. Seçilen kaptan ucu boş olan sahte dümenin başına geçiyor ve hep
Yeni İnsan, Yeni Dünya İçin Elele
Bugün tartışılması gereken, teskereye evet mi, hayır mı sorusu değildir, içinde bulunduğumuz çaresizliğin gerçekten bir çözümü var mı, yok mu sorusudur. Demokrasilerde çare tükenmezmiş palavrasını bir yana bırakıp, demokrasinin günü birlik oyalayıcı çözümlerinin, politikacıların oyun bahçesindeki oyuncakları olduğunu görerek, kendimize, akıllarımızla çelişkiye düşmeyecek çareler üretmeliyiz.
Kümeler
Son Eklenenler
-
01
-
02
-
03
-
04
-
05
-
06
-
07
-
08
-
09
-
10
-
11
-
12
-
13
-
14
-
15
-
16
-
17
-
18
-
19
-
20