Bir insan bir kaplanı öldürmek istediğinde buna spor diyor, kaplan onu öldürmek istediğinde buna vahşet diyor. -Bernard Shaw |
|
||||||||||
|
O yazıcı üç çeşit yazı yazdı; Birini o okudu başkaları değil, Birini o da okudu başkaları da, Birini o da okumadı başkaları da... Şems-i Tebrizî Yazanın dahi tekrar okuyamaya cesaret edemediği, yüzleşmenin en doğru vaktini beklediği için yazamadığı veya kendinden başka kimsenin okumasına müsade etmediği yazıları, ifşa ettiği yazılarından daha fazladır. Bazen kelimeler, kesik kesik İstanbul'un sahile vuran dalgaları gibi vurur içimizin kıyılarına, bazen de bir kuyudan çekilen urgan gibi birbirine düğümlü cümleler halinede takılır boğazımıza. Yazdıkça, içimizin kuyularında nçektikçe cümleleri gırtlağımıza birşeyler sürtünür. Yazmak da acı çekmenin başka bir şeklidir ama yazı yazabilen için, içinde birikmiş kelimeleri kağıda dökememek daha can yakıcı olduğundan çeresiz kalem ömürlük bir yoldaş ilan edilir. Genelde her kelimeyle ayrı bir duygusal, zihinsel bağımız vardır ve en hırçınlarının bile başını okşayarak, koluna girerek mürekkebe bulanmalarına ikna ederiz. Severiz hepsini, beklemediğimiz ağızlardan çıkan dikenli olanlarını bile; sınırlı harfelerden sonsuzu zorlama istidadını, imkanını yaratanın hatrına severiz. Bazen kelimelerden bir buket derer, yüzlerde tebessümler dokuruz. Bazı vakitler anne şefkatinde bir el gibi salıveririz de kağıdın üzerine yazımızı okuyabilen bir yetimin, bir mahsun yüreğin içini okşamasına niyet ederiz. Kimi zaman da masaya vurulan bir yumruk gibi kağıda konduruveririz, itirazlarımızı, hazmedemediklerimizi, sessiz birer eylem heyecanıyla... Beklenmedik bir anda Lokman hekim gibi kelimeleri ruh değirmeninden geçirip aşıklar için merhamvari yazılar hazırlayanlar da vardır... Bazen kurak, susuzluktan kırılan ülkelerde bir kuyu açmak gibi yüreklere sondaj vurur cümleler. Bazen de kendi serabımızda kayboluruz. Ütopik hayaller der kimileri hayatı kalemle yoğurmanın ardına düşenler için. Somut realitelerle, istatistiklerle kafayı bozan, terazisi sadece kar, zarar ekseninden dışarı çıkamayanlar kalem ehlinin bu iğneyle kuyu kazma azmini bir çeşit delilik addederler. Fakat yine de söz yerini bulduğunda, taş gediğine koyulduğunda asla verdikleri deli raporunu kabul etmezler. Büyük bir iştiyakla düşünce suçu kavramının gereğini hayata geçirme konusunda birbirleriyle yarış ederler. Bu güçlülerin üstünlüğünün ahkam kestiği dünya denen beldede sığı çemberlere hapsolmuş dert sahbi insanoğlunun çemberinde gül oyadır kelimelerle dans etmek. Acının verdiği sancıyla herkesin dans etme iç güdüsünün dışa vurumu da farklıdır. Bazen öyle acı çekeriz ki kalem kağıda dokunmadan evvel kelimeleri o hınçla duvardan duvara vururuz. Öyle ki kağıdın üzerine uzandıklarında okunacak halleri kalmamıştır, muhatabının karşısına çıkarmadan evvel dinlenmeye bırakırız. Bir müddet içimizin kara deliklerinde özümüzün mayasıyla mayalanmaları için zamandan yana sabrederiz. Her zaman aynı akıcılıkta "özümüzden gürlemez" cümleler. Her daim fikirlerimize tahayyül ettiğimiz beceri ve çeviklikle giydiremeyiz kelimeleri. Sözün özü ya biçilen cümelenin gölgesinde asimile olur veyahut kursağımıza düğümlenenleri kaleme alıncaya kadar hararetini, tesirini yitirir... Zira tesirini yitirmeyen, başka hiçbir kelamın gölgesinde kalmayan tek kelam vardır. Özümüzü, kelamamızı görünen veya görünmeyen şekliyle ne denli o ilahi kelamla yoğurusak elimizdeki kalem de o denli kavi ilerler kağıt üzerinde. "Oku! Rabbin sonsuz kerem sahibidir. O Rab ki kalemle yazmayı öğretti. İnsana bilmediği şeyleri öğretti." Alak suresi/1/2/3 "Nûn. Kaleme ve (kalem tutanların) yazdıklarına andolsun..." Kalem suresi/1 Ve kalemi yaratan, kalemle yazmayı öğretene şükürler olsun! Rabbim kendi yazılarımızı bile "özümüzün gürlemesine" vesile kılsın. Ve muhatabının dimağında en hayırlı tesirleri halketsin...
İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.
|
|
| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık | Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi | |
Book Cover Zone
Premade Book Covers
İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim
Yapım, 2024 | © Meryem Rabia Taşbilek, 2024
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır. Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz. |