..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Gerçek sanat, gizlenmesini bilen sanattır. -Anatole France
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Eleştiri > Politik Olaylar ve Görüşler > Vildan Sevil




29 Nisan 2011
Tatmin Olamıyorum Ey Okur!.. Olamıyorum İşte (Sonuç)  
Öyle parçalandım ki ömrümde/ Sevgiyle öfke arasında/ Sevgimi öfke vurdu/ Öfkemi sevgi kaçırdı/ İçim parçalandı arada/ Bi de baktım/ gökyüzüne bir bayram gecesi/ Bi kestane fişeği açmıştı/ yedi rengimden/ Yağıyorum çocukların üstüne >>Can Yücel

Vildan Sevil


Sahi şimdi de şu soru aklıma geldi: Yok mudur ulemadan tek bir Allah’ın kulu, “Yapmayın, etmeyin ey müminler, bu kadar hak yiyip bunca günaha girilmez ki...” diyen? Hani dinimiz böyle değil, insanlar kötü diyorlar ya...Kötü insanların yaptıkları kötülüklere, haksızlıklara “Hooopp, burda durun bakalım.” niye demiyor bu ulema? Ulema da kötüyse, iyi kim ve nerede?


:BDCJ:
Sevgili okur, inanın, tatmin olayım olmayayım, şu sınav sorunlarından söz etmemeye karar vermiştim. Gelgelelim bugün sınav sonuçları açıklanmasın mı?

Mod Medyan müritlerine gün doğdu arkadaşlar. Sınavdan bir gün önce Mod Medyan’ın internette 10.000 kişi arasında şöyle bir tur attığı anlaşılmıştı. Mod Medyan’ın, elden ele, dünya çapında yayılmış ünlü eğitim kurumlarının uzantısı olan gözde dersaneler aracılığıyla yaptığı turları da gözönüne alırsak, varın sayıyı siz hesaba edin.

Şimdi, liseyi zar zor bitirip de yüksek puanlarla iyi yerlere yerleşiverenler olursa ne denecek? Çünkü başarılı öğrenci Mod Medyan’a gerek duymaz. Göreceksiniz “Allah yürü ya kulum” dedi, “Allah’tan şansı yaver gitti” denecek.

Sevgili okur, sizce Allah kimlere yürü diyor, kimlere dur diyor? O çocuklar bu soruları sormayacak mı?

Kimlerin olduğu açıklanmayan, on beş kişiden oluşan bilirkişi kurulu incelemesini yapmış, şifre var ama kopya yok, diye basına bugüne kadar açıklanmayan bir raporu, emniyete vermiş. Emniyet savcılığa götürmüş. Savcılık, bugün, BU VERİLERLE, “Sınav sonuçlarının değerlendirilmesi ve açıklanması idari işlemdir. Bu durum ÖSYM Başkanlığı’nın tasarrufundadır.” demiş.

Basındaki eğitim uzmanları, Mod Medyan’sız dersaneler, eğitimciler, öğretmen kuruluşları, çocuklar, veliler, ölçme-değerlendirmeciler istediği kadar TATMİN OLMADIK diye yırtınıp, tepinedursunlar...

Başkanlık, gümrükten mal kaçırır gibi (Gibi?) sonuçları açıkladı mı? Açıkladı. Şık ve güzel Mili Eğitim Bakanımız da “ÖSYM bağımsız bir kurum. Konuya ilişkin açıklamaları ÖSYM yapıyor.” Dedi mi? Dedi. Buyrun, cenaze na...Ayy afedersiniz...Buyrun TATMİN olmaya..

Size söz veriyorum, şunları da ekleyeyim, bir daha bu konuda yazmayacağım. TATMİN olmam mümkün değil, sizleri de sıkmayacağım.

Hatalı(!) kitapçık olduğu gerekçesi ile ALES(Lisansüstü eğitim/doktora) sınavı iptal edildi, 15 Mayıs’ta yenisi yapılacak.

Bundan önce de KPSS iptal edilmişti, kopya davasından.

Bu kaçıncı sınav? Sanki her sınav, Allah birilerine “Yürü ya kulum” desin diye yapılıyor. Bakın beni nasıl günaha sokuyorlar..Çoluk çocuk ne yapsın?

Sahi şimdi de şu soru aklıma geldi: Yok mudur ulemadan tek bir Allah’ın kulu, “Yapmayın, etmeyin ey müminler, bu kadar hak yiyip bunca günaha girilmez ki...” diyen? Hani dinimiz böyle değil, insanlar kötü diyorlar ya...Kötü insanların yaptıkları kötülüklere, haksızlıklara “Hooopp, burda durun bakalım.” niye demiyor bu ulema? Ulema da kötüyse, iyi kim ve nerede?

Neyse, burada bırakalım, bu soruların sonu gelmez. Bu konulardaki sonsuz sorularımın yanıtlarını bulmak için sık sık Sn. Hulki Can’ın sitemizdeki teolojik yazılarını okuyorum da, yavaş yavaş meselenin içyüzünü kavrıyorum. Belge, bilgi, kanıt, hepsi var orda.

Bakın lütfen...Öyle bir ülke ki, bilgisayarlar sanki haremlik-selamlık, alavere dalavere yapmak için programlanıyor.

Yargı, uluslararası hukuk kurallarının tanıdığı delilleri aramadan yazarı çizeri, profesörü, askeri, yüzlerce insanı yıllarca TUTUKLU olarak hapsediyor, hücrelere atıyor. Hüküm giymedi bu insanlar.

Yargı; bilirkişi raporları doğrudur, yanlıştır, şifre, kopya delilleri vardır, yoktur demiyor. Kimilerinin, haklı ya da haksız yollarla sınavı kazanmaları beni şimdilik ilgilendirmez, ÖSYM bilir, diyebiliyor. ÖSYM de biliyor işte.

Anayasa Başkanı, protokol kurallarını yok sayıp, ana muhalafet partisinin genel başkanını törene çağırmama hakkını kendinde bularak, göstermelik tarafsızlığa bile gerek görmüyor.

Adalet, yargı, eğitim, bu teknolojideki güvenlik sistemi sizi TATMİN ediyor mu?

Bu sistemlerle gidilecek bir seçimde alınacak sonuçlardan TATMİN olacak mısınız?

Seçim deyince aklıma geldi. Yıllardır söyler dururum. Her kim ki milletvekili dokunulmazlıklarına dokunsun, gerçekten demokratik, lider padişahlığından kurtaracak bir siyasal partiler yasası ve demokratik, güvenli bir seçim yasası çıkarsın, şu ucube %10 seçim barajını kaldırsın, yaşıma başıma bakmayıp militanı olacağım, derim hep. Gece gündüz demem koştururum vallahi. Saf bir soru size. Neden yanaşmazlar bu işe?

Sevgili okur..Yürüyüşe geçen YGS mağduru öğrencilere borazan çalan Vali Yardımcısı..

Görevi başında bir kadın doktor..Görevini bırakıp kaymakam beyin tanıdığı bir hastayı evinde muayene etmiyor. Acil bir durum yok. Kaymakam doktorun üstüne yürüyor, tutuyorlar ama dövmediğine pişman olduğunu söyleyen bir kaymakam.

Bafra’da yardım alan yoksul çocukların gözlerini bantlayıp, kendi gözleri ve gülücüklerini bantlamadan internet sitesinde yayılayan İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü yetkilileri...

Okulda satılan şekerden zehirlenip sapır sapır hastanelere dökülen çocuklar... “Bu olayı, çocuklar çok şeker yemiş de ondan olmuş” diye açıklayan İstanbul Büyükşehir Belediyesi yetkilileri...

Ve daha başka örneklerden söz ederek, İLERİ DEMOKRASİ BÜROKRASİSİ’ni ve tatminsizliklerimi anlatacaktım.

İLERİ DEMOKRASİDE; sağlık, emeklilik, öğrencilik, polislik, esnaflık, tarım ve hayvancılık, nükleer santraller, önceden ucuza kapatılan araziler, kapatanların akrabalık ilişkileri ve köprüler, kanallar... Emlakçıların hiç yabancısı olmadığı konular... Daha pek çok konuda bir türlü TATMİN olamayan, müthiş TATMİNSİZ bir yurttaşın hallerini anlatacaktım.

Sonra, 24 Nisan’da, dinlenme sırasında vurulan er Sevak’ın ölümünü..

Ama yoruldum be okurcuğum, yoruldum. Anlatmaktan da, tatmin olamamaktan da yoruldum, bunaldım.

Her ay paramparça orada burada bulunan kadın cesetleri... Sevgililer, eski yeni kocalar, babalar, abiler...Evet evet, hep bu erkekler tarafından öldürülen kadınlar... Dövülen, bıçaklanan, yaralananları saymıyorum. Yalnızca Şubat ayında öldürülen 28 kadın..

Kadınlar sokakta.. “Kadına Şiddete Hayır” kampanyalarıyla toplumsal duyarlılık arttırılmaya çalışılıyor. Buna karşın cinayetler neredeyse sistematik bir artış gösteriyor. Bu artışta, toplumun en alt ve en derin hücrelerine püskürtülen, enjekte edilen, toplumun korkularını körükleyen, algı sistemini dumura uğratan en geri düşünce ve yaşam biçimlerinin, baskıların önemli rolü olmadığına dair açıklamalarla TATMİN OLAMIYORUM...O-la-mı-yo-rum.

Baştan pazarlık etmiştik sevgili okur. Sakın ola bana “Kanıt, tanık, veri, belge, istatistik vs. nerde?” diye sormayın, demiştim. Şimdi oyunbozancılık yok.

Koskocaman devlet büyüklerimiz, yargımız, bunlar olmadan tatmin oluyor, sesiniz çıkmıyor. Buldunuz gariban emekli öğretmeni, kalkıp belge, bilgi sorun. Yok öyle yağma...Okuduklarıma, yaşadıklarıma, gözlemlerime dayanarak TATMİN OLMAMA hakkımı kullanıyorum işte.

Bana inanmıyorsanız, şöyle bir gezinin google’da. Ben bile beceriyorum artık. Hangi konuyu merak ediyorsanız sorun. “Şunu mu demek istediniz?” diye sorup da ilgisiz şeyleri önünüze koyunca da yılmayın. Evirin çevirin sorun, vallahi boş çevirmiyor mübarek. Kitap tadında olmasa da her derde deva olmaya çalışıyor garibim.

TATMİN olacağımız günlere yürüyelim sevgili okur, tatmine doğru...

28.04.2011
Vildan Sevil

.Eleştiriler & Yorumlar

:: :)
Gönderen: Levent Ölçer / , Türkiye
1 Mayıs 2011
Ağlanacak halimize gülelim Vildan Hanım. Bir müddet daha acı çekeceğiz. Ne kadar çok insanın bu seçimlerde gözünün açıldığına bağlı olarak 3 ila 15 sene kadar daha çok acılar çekeceğiz. Şanslıysak 3 sene ile yırtarız. Ama acı çekeceğiz. İşaret ettiğiniz bütün bu rezillikleri ve dahasını yaşayacağız. Susmadan, susturulmadan uyandırmaya devam. Elinize sağlık.




Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın politik olaylar ve görüşler kümesinde bulunan diğer yazıları...
Tatmin Olamıyorum Ey Okur!.. (Gelişme)
Tatmin Olamıyorum Ey Okur!.. Tatmin O - La - mı - Yo - Rummm!.. (Giriş)
Deprem... Kar... Poyraz... Ahhh Başımmm... Ve... Ak Balıkçıl
"Komşuda Pişer, Bize de Düşer"  mi?.. Syriza ve Türkiye’de Sol
Ah Osmanlıca, İlle de Osmanlıca!.. (1)
"Harf İnkılabı Köpekliktir"... Bebelerden Dedelere, Ninelere Osmanlıca da Osmanlıca...
Nur Topu Gibi Bir Barışımız Doğdu… Peki Sonra?..

Küresel Kapitalizmin Oyunlarından Biri: Hrant"ın Katli ve Günümüz

Yazarın eleştiri ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Referandum Gününden Hoş Sedalar
30 Mart 1972 Kızıldere Katliamı (Dev, Baş İstiyor/ G. Akın)
Birgün Ben, Belki Bir Sığırcık Kolonisinin İçinde, Belki Yıldızlarla Birlikte Göklerde…
N. Ç!.. N. Ç!.. N. Ç"ler!.. Hepimiz Tecavüzcüyüz!..
Geçmişin İzdüşümünde Bir Kısır Döngü
Erkek Egemen Toplumdan Erkek Dininin Egemen Olduğu Topluma
İzedebiyat Üyelerine Açık Mektup: Koşun, Face Dayatmasına Karşı Durun!..
İzedebiyat Yönetimine ve Üyelerine Açık Mektup
Cumhuriyetin Rövanşı Ya da Şeriata Doğru Adım Adım Mı?..
Teslis Sendromu >> Ücretsiz E - Kitap: Hulki Can Duru

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Duruşma [Şiir]
Dedem Düşlerime Giriyor [Öykü]
Çocukların Çığlığından Göklerin Tılsımına [Öykü]
İlk Sosyalist Muhtar Fevzi Ağabey [Öykü]
Dolunayda Uyku Tutmaz [Öykü]
Oy Madimak, Madimak!.. Sen Artık Türkülerle Değil, Ateşlerle Anılmaktasın [Öykü]
Düşselin Gerçeğinde, Gerçeğin Düşselliğinde [Öykü]
Ben Ölürken [Öykü]
Gece, Mehtap, Selene, Apollon ve Ben [Öykü]
Aşk"a Geldin, Hoş Geldin!.. [Öykü]


Vildan Sevil kimdir?

Koşuşturmaktan yoruldu. Altmışından sonra, çok yabancısı olduğu teknolojiyle, sanal ortamda kalem oynatmaya kalktı. İletişim kurmak, duygu, düşünce, birikim paylaşmak, genç kuşaklardan yeni şeyler öğrenmek istedi. Yazarlık deneyimine burada adım attı. İşte böyle sınır tanımaz bir "dinazor ". . . Başarır mı acaba ?

Etkilendiği Yazarlar:
Marx, Engels, Freud, Nietzsche, Adorno, Horkheimer, Foucault, Antik Grek, Rus , Fransız yazını, Amado, Marquez, Llosa, Asturias, Lübnanlı Amin Maalouf...Elbette Nazım, Aragon, Neruda ve nice ozan/şair...


yazardan son gelenler

bu yazının yer aldığı
kütüphaneler


yazarın kütüphaneleri



 

 

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2023 | © Vildan Sevil, 2023
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.