..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
En büyük mutluluk ve en büyük sıkıntı anlarında sanatçıya gereksinme duyarız. -Goethe
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Bilimsel > Felsefe > Ömer Faruk Hüsmüllü




21 Mart 2010
Felsefe Kırıntıları - Skolastik  
Ömer Faruk Hüsmüllü
Skolastik genel anlamda kiliseye bağlı olan okullarda ve kilisenin otoritesini tanıyan üniversitelerde okutulan konular,uygulanan yöntem ve hakim olan zihniyet demektir. -Herhangi bir felsefe okuluna sımsıkı bağlanıp kendini her tür eleştiriye kapamış olan bir otoriteye bağlanma zihniyetine de skolastik denir.


:BFHD:

Birkaç skolastik düşünceye yer vererek konuya giriş yapalım:

-Doğrular kutsal kitaplarda gösterilmiştir.Çeşitli yollarla doğruları aramaktan vaz geçip,kutsal kitaplarda bildirilenleri yorumlamalı.Gerçeklere ancak bu yolla ulaşılabilir.
-Filanca bilim adamı,fizik konusunda bilinmesi gerekenlerin hepsini bulmuştur.Fizikle ilgili konulara onun bilgileri ışığında bakmalı.
-Filanca savaşı askerler değil,evliyalar kazanmıştır.Nitekim düşman askerleri “bizi yenen Türk askeri değil,atlar üzerinde gelen,kılıçları çekili beyaz sarıklı,beyaz sakallı metrelerce boyları olan dedelerdir.” demektedirler.
-Aristo’nun tümdengelim yöntemi akıl yürütmelerimizde temel olarak alınmalıdır.
-Kilisenin gücü mutlaktır,bildirdikleri kesindir ve doğrudur.Tartışmasız kabul edilmelidir.
-Şunu şunu yaparsan dinden çıkarsın,cehenneme gidersin.
-Bunu yaparsan çarpılırsın.
-İbn-i Sina bütün hastalıkların tanı ve tedavisini bildirmiştir.Onun eserlerinden yararlanarak hastalıklara çare bulabiliriz.
*
Skolastik düşünceye okuyucuyu sıkmadan felsefi anlayışla da yaklaşalım ve birkaç tanım verelim:

-Skolastik genel anlamda kiliseye bağlı olan okullarda ve kilisenin otoritesini tanıyan üniversitelerde okutulan konular,uygulanan yöntem ve hakim olan zihniyet demektir.
-Herhangi bir felsefe okuluna sımsıkı bağlanıp kendini her tür eleştiriye kapamış olan bir otoriteye bağlanma zihniyetine de skolastik denir.
-Skolastik felsefe tam anlamıyla Anselmus’un felsefesidir.Bu düşünür Hristiyan dininin temel inançlarıyla yani dogmalarıyla Helen Felsefesi’ni uzlaştırmak için,eskilerin metinlerini kıyas yapa yapa genelleştirmekten ve tartışmaktan ibaret bir yöntem uygulamıştır.Bu yönteme de skolastik denir.(Bu yöntemi kullananların imdadına Aristo’nun mantığı yetişmiş ve bilhassa bu mantıktaki tümdengelim yöntemine başvurmuşlardır.)
- Bilimde Skolastisizm ise,eskiden her şeyi bilen bilim adamlarının bulunduğunu kabul ederek onların kitaplarını okuyup öğrenerek tüm bilim konularını bu doğrultuda değerlendirmektir.
**
Skolastik anlayışların ortak taraflarını da şöyle özetleyebiliriz:
1-Her skolastik anlayış bir otoriteye dayanır.Bu otorite;
- Bazen bir dindir
-Bazen kilisedir
-Bazen bir din adamıdır.
-Bazen bir filozoftur
-Bazen de bir bilim adamıdır.

2-Skolastik anlayış asla eleştiriye yer vermez.Çünkü buna izin verirse otorite eleştirilecektir ve bu eleştiriler de otoritenin gücünün azalmasına hatta ortadan kalkmasına yol açabilecektir.Tabii böyle bir sonuç da,o skolastik anlayışın sonu demektir.
3-Skolastik anlayışlar dogmatiktir. Yani hepsi bir düşünceyi tenkit süzgecinden,aklın tam kontrolünden geçirmeden olduğu gibi kabul ederler.Mesela otorite kabul edilen bir bilim adamının ortaya koyduğu düşünceleri tenkit etmek bu zihniyet için mümkün değildir.Hele hele dinsel dogmaları oldukları gibi kabul etmenin dışında başka hiçbir seçenek yoktur.
*
Sonuca gelirsek:

Günümüz Türkiyesi’ndeki olaylara,kısaca açıklamaya çalıştığımız Skolastik düşünüş açısından bir bakar mısınız?

Skolastik anlayış bazılarının zannettiği gibi sadece Ortaçağ’da görülmemiştir.İlkçağ’da da vardı,günümüzde de var.Tabii en yaygın görüldüğü dönem Ortaçağ olmuştur.

Bu anlayışın hakkını yememek için şunu da söyleyelim:Skolastik felsefe, insan zihnine “kılı kırk yaran” bir düşünme şeklini de kazandırmıştır.



.Eleştiriler & Yorumlar

:: Hegel'e göre...
Gönderen: Umut Salih Tiryakioğlu / , Türkiye
3 Mayıs 2010
Doğrudan bir düşünürün fikirlerini burada yansıtacağım için bu da dogmatik bir yaklaşım telakki edilebilir ancak anlayışla karşılanabileceğini varsayıyorum. Hegel'e göre tarih, diyalektik bir gelişmeden yani tez-antitez ve sentez üçgeninde daima Mutlak'a doğru ilerleyen bir süreçten ibarettir. Yani tarih genel kanının aksine tekerrür etmez. O, organik olarak ilerleyen bir bütünlüktür ve bunu da bir öncekine itirazlar yönelterek yapar. Dolayısıyla -klişe olacak ama- körü körüne bağlanmanın, organizmaları tarihsel sürecin dışına attığı kolaylıkla gözlemlenebilir. Bu bir devlet de olabilir bir birey de... Netice itibariyle skolastik düşünce zararlıdır demiş oluyorum ama elbette bu önkabul de eleştirilebilir ki eleştirilmelidir de, aksi takdirde düşüncemizin mantığına aykırı hareket etmiş oluruz. Güzel bir bilgilendirme yazısı idi, sağolun hocam.

:: Ben bir skolastik idim !
Gönderen: Hulki Can Duru / , Türkiye
19 Nisan 2010
Bu bağlamda bir anımı aktarmak isterim. Lise son sınıfta felsefe hocamız P. Dubois insanın maymundan geldiğini ve Darwin'in bunu kitabında kanıtladığını iddia ediyordu. Ben itiraz ettim. Darwin’in böyle bir şey söylemediğini, “insanın daha az gelişmiş bir insandan türediğini”, “İnsanın Türeyişi” kitabında böyle yazdığını söyledim. Dubois, kürsüden inip ön sıraları yumruklayarak ve sinirlenerek “vous etes un scolastique!” (siz bir skolastiksiniz) diye bana bağırdı ve konuyu kapattı. Şaşırmış ve madara olmuştum. Çünkü çok bilgili bir öğretmendi ve Dubois'ın sinirlendiğini, kızıp bağırdığını daha önce hiç görmemiştik. Tolerans/hoşgörü sözcüğünü ağzından düşürmezdi. Ama ertesi gün sınıfa geldiğinde elinde evrim kuramı hakkında Fransızca bir kitapçık vardı, gülümseyerek ve ayakları üzerinde yaylanarak şöyle dedi: “Arkadaşınız haklıdır. Evrim teorisi hakkında söylediği doğruydu. Darwin , insanın az gelişmiş bir insandan geldiğini yazmıştır. Maymundan geldiğini yazmamıştır. Özür diliyorum” Tüm sınıf afallamış, ben de şok olmuştum. Dubois tabi ki bana filozof demiyordu. Beni “skolastik” diye suçlarken benim çağdışı, eski kafalı biri olduğumu ima ediyordu... Teşekkürler

:: öğrenmek
Gönderen: ESRA VIZVIZ / , Türkiye
21 Mart 2010
öğrenmek isteyene bilgi gelecek bir kapı aralığı muhakkak bulur. yeter ki kişi istesin bir pazar sabahı sakin ve uyuklayarak açtığı bir sayfadan bile yeni bir bilgi gelir onu bulur. teşekkür ederiz.




Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın felsefe kümesinde bulunan diğer yazıları...
Varlık Üzerine Düşünce Kırıntıları
Felsefe Kırıntıları - Şüphe
Felsefe Nedir?

Yazarın bilimsel ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Geleceğin Fiziği - Michio Kaku
Yüz Bin Sene Sonraki Mesaj

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Siyasi Taşlama: Neşezâde - 2 [Şiir]
Siyasi Taşlama: Karamsarzâde [Şiir]
Kusurî"den Tırtıklama [Şiir]
Zam Zam Zam... [Şiir]
Tırtıklama (Kazak Abdal'dan) [Şiir]
Yoklar ve Varlar [Şiir]
İstanbul,sana Âşık Bu Kul [Şiir]
Âşık Dertli"den Tırtıklama [Şiir]
Namuslu Karaborsacı [Şiir]
Dostlarım [Şiir]


Ömer Faruk Hüsmüllü kimdir?

Uzun süre Oruç Yıldırım adını kullanarak çeşitli forumlara yazı yazdım. İddiasız iki romanım var. Çok sayıda siyasi içerikli yazıya ve biraz da denemelere sahibim. Emekli bir felsefe öğretmeniyim. Yazmaya çalışan her kişiye büyük bir saygım var. Çünkü yazılan her satır ömürden verilen bir parçadır.

Etkilendiği Yazarlar:
Az veya çok okuduğum tüm yazarlardan etkilenirim.


yazardan son gelenler

bu yazının yer aldığı
kütüphaneler


 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2022 | © Ömer Faruk Hüsmüllü, 2022
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.