..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Sanatçının işlevsel tanımı bilinci neşelendirmektir. -Max Eastman
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Söyleşi
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri

Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  

Mutluluk Düşüncede Başlar
Aysel AKSÜMER
Deneme > Yaşam

"Kendini her ne koşulda olursa olsun mutlu hissedenler" hakkında herkes farklı düşünceye sahiptir. Bu kategorideki insanlar bazılarına göre gamsız bazılarına göre akıl noksanı bazılarına göre de aşırı pozitif kişiliktirler. Ya sizin bu konudaki fikriniz nedir? desem cevabınız ne olurdu acaba? Bana sorarsanız mutluluk; "Genel" ve "Özel" olarak ikiye ayrılır. Çoğu zaman güne kötü haberlerle başlıyoruz. Ülkemizde veya dünyanın herhangi bir yerind

[DEVAMI]

 

 


 

 




Arama Motoru


• İzEdebiyat > İnceleme > Söyleşi
 Orta Tuzlu Türk Kahvesi  (Ahmet Zeytinci)

Tuzlu kahvenin birbirinden farklı birçok rivayeti olsa da, biz en akla yatkın olanları sizler için sıraladık. Tuzlu kahvenin hikayesinin, eski zamanlarda yapılan görücü usulü evliliklere dayandığı söyleniyor. Görücü usulünde kız ve erkek tarafı bir araya gelir, birbirlerini ilk kez görürmüş. Bunun ardından gelin hemen damat adayının kahvesini hazırlarmış. Eğer damat adayını beğendiyse kahveyi şekerli hazırlar, yanında tatlı ikram edermiş. Bu da 'ben ve ailem seni istiyoruz.' mesajı verirmiş.
 Sadece 8 Mart İle Yetinmeyin  (Ahmet Zeytinci)

Bugün 8 Mart Dünya Kadınlar Günü... Yine bir çok yerde bir çok konuşmacı, günün anlam ve önemine binaen övgü dolu sözlerle kadınları, kadınlarımızı yüceltmeye çalışacaklar... Toplumda başarı kazanmış bir kaç kadına ödüller verecekler... Bir sonra ki gün, 9 Mart günü ve sonraki günlerde gazetelere bir bakacaksınız bir kadın hunharca öldürülmüş, başka bir kadın erkekler tarafından tecavüze uğramış... Başka bir kadın babası ya da ağabeysi tarafından ağır yaralanmış...
 Türk Edebiyatında Sonbahar/ XXI. Uluslararası Kıbatek Edebiyat Sempozyumu  (Hilâl Erboyacı)

XXI. Uluslararası Kıbatek Edebiyat Sempozyumu/ Edebiyatta Sonbahar
 Diplomayı Tanınır Kılmak  (Onat Tercüme)

Uzun vadeli beklentiler ise Kuzey Afrika’dan sonra Sahra Altı devletlerinde de faaliyet göstermek ayrıca Latin Amerika, Hindistan hatta ASEAN ülkelerinde piyasaya girebilmek şeklinde görülmektedir.
 B Li Bir Yazı  (Ahmet Zeytinci)

Düşünmeye başlayayım bu B'nin üzerine, sevdiğim ya da sevmediğim neler var neler bakalım da resmini çıkartalım. Çok yemek var mıdır B ile başlayan? Hah buldum biber dolması ile bamya desek. Biber dolmasını hadi severim severim de, o bamyaya hiç ısınamadım gitti bir türlü, halbuki çok faydalı bir yemek olduğu da söylenir durur, hem Ümit Usta tarafından hem de diğer kadrolu aşçılar tarafından. Ümit Usta'da nereden çıktı diyorsanız, çikletten çıkmadı herhalde, çıkar durur yıllar yılı televizyonlara...
 Bir Varmış Hiç Yokmuş  (Seval Deniz Karahaliloğlu)

Kazık kadar olmasam bende soluğu sahnede alacak, insanın aklını çelen şu kuklaları doyasıya mıncıklayacağım ama nerede…İnsan, yaşını başını alınca maalesef yetişkinliğin getirdiği sorumluluklardan olsa gerek ancak poposunu kırıp oturmakla yetiniyor. Gözlerim beni çocukluğumdan kavrayan kuklalarda, kulağım Keloğlanda, suratımda ay dede gülüşüyle, İzmir Sanat’ın koltuklarına yayıldıkça yayılıyorum.
 Ooooo Hoş Geldin Bakalım  (Ahmet Zeytinci)

Bakalım bu bankacılar faizleri daha ne kadar çeşitlendirecekler, bekleyip göreceğiz. Nasılsın iyi misin faizi... Geçiyordunuz uğradınız faizi... Bankamız harika faiz verir faizi... En güzel en ekonomik faiz biz de faizi... Ödeyemezseniz ananızı ağlatırız faizi... Evinizi ipotek yapıp elinizden alırsak bozulmak yok, faizi... Almazsanız küseriz bak faizi...
 Soruyu Değiştiriyoruz  (Ahmet Zeytinci)

Ta asırlardan beri tartışılan bir durum... Aristo, Platon, Thles’den beri çözülmeyen bir mesele ki zaten insanlık bu tartışılan meselenin çözümünü bulsa, her şey bir an da hallolacak. Çok merak ettiniz değil mi? Ne dünyanın nasıl döndüğü sorunu, ne ışık hızına ulaşabilip enerjiye dönüşmek, ne küresel ısınma, ne nükleer savaş tehlikesi, ne de ekonomik krizler, sıkı durun İşte söylüyorum ’’Tavuk mu yumurtadan çıkar yumurta mı tavuktan?’’ İnsanlık, İlk Çağ Filozofları da dahil bu soruya cevap verememiş... Çok dardayız...
 Yağmur Damlası  (Ahmet Zeytinci)

Çocuklarımıza koyarız bazen, Yağmur ve Damla isimlerini. Her tarafa sevgi yağmuru yağdırsın isteriz. Damlamızdır bazen de o bizim, bir kadın ve bir erkeğin ortak üretimi... Nisan yağmurlarının hem bitkilere hem de insanlara büyük faydaları olduğu söylenmektedir bilim adamları tarafından.
10 
 Hangi Duruma Göre Neler Yapılır - 5 -  (Ahmet Zeytinci)

Misafir üstüne misafir de çok zor bir durumdur özellikle ev sahibi açısından. Onun da şöyle bir özlü sözü vardır ''Misafir misafiri sevmez ev sahibi de hiç birini sevmez.'' derler... Misafirliğe gittiğiniz zaman, eğer oturmalık misafir iseniz mutlaka büyük ve küçük abdest hacetinizi evinizde giderin derim. Öyle bir durumda ne kötü şey sesli ya da sessiz gaz çıkartmak ve tuvalete gitmektir...
11 
 "Beni Ben mi Delirttim?" : Ferhan Şensoy  (Seval Deniz Karahaliloğlu)

‘Askerlik saçma bir şeydir. Hiçbir genç kızın başına gelmez. Örneğin Leyla’nın hiç askerlik sorunu olmamıştır. Niçin askerde karavanayı sürekli Kelami taşıyor? Kelami olmasa Türk Silahlı Kuvvetlerinin durumu ne olacak? Leyla sevgilim.’
12 
 Bu Patagonya'nın Patagonyalı'ların Bizden Çektiği Nedir  (Ahmet Zeytinci)

Ansiklopedik Bilgi Patagonya’nın bir devlet olmadığını söylüyor. Kısaca coğrafi bir bölge. O zaman ne diye askerde bazı komutanlarımız erat bir kaç hata yaptığı zaman ’’Hoop kendinize gelin bakalım burası Patagonya Ordusu mu?’’ diye bir cümle kuruyorlar? Patagonya bir devlet olmadığına göre, ordusu da yok demektir. Yoksa, yoksa durun kod adı Patagonya Ordusu olan gizli yasadışı bir örgüt mü var? Benim aklıma da bu geliyor...
13 
 Sineklidağ"ın Efsanesi : Keşanlı Ali"nin İbretlik Öyküsü  (Seval Deniz Karahaliloğlu)

Hatta bu sorunların, bir kene gibi kan emerek ve giderek güçlenip toplumun sırtına oturmuş olduğunu ve bu bizim kanımızı emen kenelerin de daha o zamanlarda kanlanamaya başladığını anlamış oluyoruz. Dolayısıyla, oyunun bugüne kadar bu kadar canlı olarak yaşamasının sebebi acıdır.
14 
 Yangında İlk Kimleri Kurtarmalı  (Ahmet Zeytinci)

Fiziki yangınlarda bir şeyler kül olsa da, bir şeylerde kurtarılıyor demek ki ya yürek yangınlarını ne yapacağız? Sevmişsiniz, karşılık bulmamış sevginiz, ama vazgeçemiyorsunuz da, içten içe yanıyor yürek, beyin de devre dışı kalmış... O zaman da en çok nereniz yanıyorsa ilk önce onu kurtarmak gerekmez mi? Hemen yüreği soğutma çalışmalarına girmeli... Sonrada beyni tabi ki... Girip banyoya duş almakla da soğumuyor...
15 
 Yüzlerce Kelebek Sabah Sabah  (Ahmet Zeytinci)

Baktım sevimli bir tekir kedi de kelebekler ile oynama ve onları yakalama telaşı içinde zevkten dört köşe olmuş. Sıçrıyor, hopluyor, zıplıyor kimisine patileri değiyor kimisine değmiyor ve kedicik mutluluktan dört köşe. Kanatlarına bakıyorum hayranlıkla kimisi sarı beyaz, kimisi mavi beyaz, kimisi lacivert kırmızı adeta bir renk cümbüşü. Onları görünce insan Tanrının varlığına daha da fazla ve gönülden iman edesi geliyor...
16 
 Tek Kişilik Oyunların Efsane İsmi : Müşfik Kenter  (Seval Deniz Karahaliloğlu)

Biz çok şanslıydık. Çünkü Ankara’da çok güzel bir konservatuar binamız vardı. Bugün Mamak Belediyesi olarak kullanılan bu bina, çelik kapı ve pencerelerle ses yalıtımı çok iyi sağlanmış bir yapıydı. Ne kadar müzik çalışılırsa çalışılsın, bağırılırsa bağırılsın dışarıdan ses duyulmazdı. Sabah saat 3’de kapılar açılır. Bu nedenle 3’den önce kalkar kuyruğa girerdik. Kapılar açılınca, bir koşu kendimize bir oda kapar sabah 7.30’a kadar aralıksız çalışırdık. O dönemde, sabah kalkıp oda tutmak için koşanların hepsi bugün bir yerlere geldiler.
17 
 Yağmur Yağıyor, Seller Akıyor, Kral Übü Camdan Bakıyor  (Seval Deniz Karahaliloğlu)

Kulaklara tahta sokmaca lay, lay, lom. Burun koparmaca, lay, lay, lom. Beyin patlatmaca lay, lay, lom. Dil koparmaca, lay, lay, lom. Göz oyulmaca lay, lay, lom…(Tanrım, çok eğlenceli lay, lay, lom. Kendini kaptıranlar için özel olarak eklenmiştir, lay, lay, lom ) Eğer kendinizi kaptırıp koyuverirseniz, bu nakarata katılmamak elde değil. İnsanın içindeki karanlık tarafın aydınlık tarafla olan o ezeli mücadelesi bundan daha açık nasıl anlatılabilir. Gülerek, şarkı tonunda söylenen işkenceler, olayın ağırlığını hafifletirken, gerçeklik duygusunu da kırıyor. Gerçek ve sanal dünya arasına sıkışıp kalan ve her iki dünyaya da eşit mesafeden bakan ‘übüler’ için gerçekliği kırılmış ve hafifletilmiş bir işkencenin ne zararı olabilir ki?
18 
 Yine Pitbull Dehşeti  (Ahmet Zeytinci)

Dışarıda bile gezdirirken mutlaka tasması olmalı, çok agresif ve heyecanlı oldukları için, hareket eden her şeye, kedi, köpek, insan, önlerine gelen ne varsa saldırmakta bir an bile tereddüt etmiyorlar... Bu cins köpeklerin sahipleri de aslında sürekli uyarılmalarına rağmen, hala daha serbest dolaştırmaya kalkıyorlar ise köpeklerini, yazıklar olsun...
19 
 Daha Öncede Söyledik Gazla Olmuyor Bu İşler  (Ahmet Zeytinci)

Bir futbol maçında, hem de Roma'da İtalyanlar ile oynarken Roma'yı niye yakalım arkadaşlar? Biz salak mıyız bu kadar? Gaz verilir de, böyle de olmaz bu işler... Uçakla Roma'ya indiniz, gidin adamlara ''Oğlum biz Roma'yı yakmaya geldik hem de çıra gibi. Yanımızda benzin gaz yağı, çıra, odun, bilumum aleteler var.'' deyin, deyin de adamlarda, hem kıçıyla gülsün, hem de ''Saf mısınız salak mısınız, sadece bir futbol maçı yapacağız ne bu havalar?'' desinler...
20 
 Rüzgara Bırakılan Şiirler: "İpek Yarası" ve Ahmet Günbaş  (Seval Deniz Karahaliloğlu)

. Söze, “Halk Hançeri”nden başlarsak; binlerce yıllık Anadolu Kültürünü, söylenceleri, destanları ve masalları ile Gılgamıştan ve Babil tabletlerinden alıp günümüze getiriyor. Halk masallarına değiniyor, Alaaddin, Kırk Haramiler, cinler gibi masal motiflerine gizlenmiş, çocuk tekerlemelerinin arasına sızan binlerce yıllık bir sözel tarihten bahsediyor. Bu sözel tarihin ana temasını haksızlık, adaletsizlik, istilacılar, barbarlar giderek sömürgeciler, emperyalistler ve kapitalistler oluştururken, “Halk Hançeri”nde halkın bunlara karşı verdiği savaş anlatılıyor. Sürekli kanayan ve kanatılan hassas coğrafyalarda ırk ve mezhep ayrımcılığını sorgulayan, altını çizen, çok güçlü bir anlatım görüyoruz. Yeni dünya düzeni başlığı altında sunulan ırk ayrımına, medeniyetler çatışmasına ve sürekli körüklenen mezhep ayrılıklarına çok ciddi göndermeler var.

1 2 3 4 5  Sonraki Sayfa




son eklenenler
Yağmur Damlası
Ahmet Zeytinci
İnceleme > Söyleşi
Yine Pitbull Dehşeti
Ahmet Zeytinci
İnceleme > Söyleşi
Yer Çekimi Kanunu
Ahmet Zeytinci
İnceleme > Söyleşi
B Li Bir Yazı
Ahmet Zeytinci
İnceleme > Söyleşi

 


 


Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2022 | © , 2022
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.