..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
"Çok söz hamal yüküdür." -Yunus Emre
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Deneme > Yaşam > Aysel AKSÜMER




31 Ekim 2021
İlk Yaş Günü  
Aysel AKSÜMER
Sevgiyle büyümek güzeldir.


:DJD:
1 nedir? diye sorsam matematik diliyle "sayıdır" der geçersiniz oysa o rakamın içinde neler vardır neler; "Sabır, sevgi, şefkat, emek, fedakarlık gibi kelimelere dökülmeyi hakeden pek çok söylem". Peki ilk yaş diye başlasak sonu gelir mi? Elbette ki cevap "kocaman bir hayır".


Karnınızda bir bebek olduğunu öğrendiğiniz andan, kucağınıza alıncaya kadar ki süreçte duygunun neredeyse elli tonunu yaşarsınız. Öncelikle şunu söylemeliyim ki iki kişiyken üç kişilik bir aile olacağını düşünmek inanılmaz heyecanlandırır insanı. Acaba bebek kız mı erkek mi olacak, kime daha çok benzeyecek gibi meraklar ilerleyen aylarda yerini sadece "sağlıkla kavuşma" arzusuna bırakır.

Düşünceler başlar inceden inceye "acaba mükemmel bir anne, baba olacak mıyız, ona karmaşık ve kocaman bir dünyada düzenli, iyi bir hayat rotası çizebilecek miyiz? Mutlu bir birey olarak yetiştirebilecek miyiz?" gibi ardı arkası kesilmeyen endişelerden sonra o müthiş doğum anı gerçekleşiverir. Kitap öğretileri, aile büyüklerinin nasihatlarına kendi tecrübeleriniz eklenmeye başlar. Çünkü; ne siz ne de bebeğiniz "kopya model" değildir.

Uykusuz geçen her gecenin sabahında bebeğiniz için yine güç toplarsınız. Göğsünüze yaslanan o minicik kafa, süt kokan ten, pamuk eller ve ayaklar, kadife yanakları öpmeye kıyamaz usulca koklarsınız. Evlat kokusunun, sevgisinin yerinin hiç bir şeyle doldurulmayacak kadar yüce olduğunu bir kez daha anlarsınız.

Her gelişimini anbean takip ettiğiniz yavrunuzun ilk dişi, ilk emekleyişi, ilk adımı, ilk desteksiz yürüyüşü, ilk katı yiyeceğe geçişi, ilk konuştuğu sözcük, ilk tuvalet alışkanlığını edindiği gün, ilk oyuncağı derken koca bir sene geçer ve ilk yaş günü çıkıp geliverir.

Zaman ne kadar hızlı geçmiştir uzaktan izleyene oysa hiç de öyle değildir büyütürken kendi de büyüyen, ufku genişleyen anne, babaya göre.

Gururlanmakta haklıdır çiftler çünkü; çocuk büyütmenin en zor ama en güzel evrelerini doya doya yaşamışlığın tatlı keyfini tüm sevdikleriyle kutlamak kadar özel ve güzel ne olabilir ki.

Tek bir mumu üfleyerek oniki ayı geride bırakmak hem bir tamamlanış zaferi hem de yeni bir başlangıcın tertemiz sayfasıdır.

Yeni keşif kapıların ardına kadar açık, şansın bol, yolun aydınlık olsun küçük prens Mars. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramında doğmuş olman da ayrı bir kıvanç veriyor insana.

Daha nice güzel başlangıçların olsun. Ne de olsa hangi yaşa girersek girelim yeni yaşın yabancıyız ama yabancı olmadığın tek şey sonsuz sevgi çemberi içinde büyüyecek olman. Seni çok seviyoruz. Nice yaşlara...














Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın yaşam kümesinde bulunan diğer yazıları...
Hayal Fidanları
İç Dünyamız
Gülmek
Herkesin Bir Öyküsü Vardır
Su Gibi
Çöken Neydi?
Her Doğan Gün Yeniden Doğuştur

Yazarın deneme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
İçimizdeki Yangın Merdiveni
Sevgililer Günü
Yürek Kaşığı
Gel Tezkere Gel
İlk Beyaz ve Sonrası
Ruh Tembelliği
Yok Artık
Sorgulanan Hayat
Pişmanlık Demlendikçe Koyulaşır
Öğretmenler Günü

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Gelişi Güzel [Şiir]
Global Yalnızlık [Şiir]
Deliksiz Suskunluk [Şiir]
Kırık Bir Aşk [Şiir]
Yürekten Dökülen Dostluk Tanesi [Şiir]
Doğaya Karışmak İstiyorum [Şiir]
İstanbul Düşü [Şiir]
Erik Ağaçları [Şiir]
Geceler [Şiir]
Bohçadaki Sözler [Şiir]


Aysel AKSÜMER kimdir?

Halkla İlişkiler mezunuyum. Devlet memuru emeklisiyim. 2 evlat sahibiyim. Ankara'da yasiyorum. Bir Oyku Kadar Kisa Bir Roman Kadar Derin Hayatlar isimli oyku kitabinin yazariyim.

Etkilendiği Yazarlar:
Orhan Veli KANIK, Reşat Nuri GÜLTEKİN, Anton Çehov


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2022 | © Aysel AKSÜMER , 2022
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.