..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Yalnızca hava, ışık ve arkadaşın varsa hiç üzülme. -Goethe
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Gülmece (Mizah)
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri

Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  

Serendipçe.
Servet Alkan
Şiir > Sevgi ve Arkadaşlık

Sarılma bana,sarılma kelimelerime Yarının sınır boyu şairiyim ben/Hacire. Mesa’ya intizar etme sakın Kalabalıklardan kaçışım aldatmasın seni Şair yanlış anlaşılmakdan korkmaz… Evet kapanmamış hicranlarla çevrili ruhum Evet engellerle doluyum Hırsız Kördüğüm benim/kırbaç düğüm Mısralarımda kederin müziği… Gençleştir beni, buda dallarımdan bir kerecik… Şiirin görevi şair yetiştirmek değil Şairin görevi şiir yetiştirmek değil Düşünme

[DEVAMI]

 

 


 

 




Arama Motoru


• İzEdebiyat > Öykü > Gülmece (Mizah)
 Kilolarınız ile Barışın  (Ahmet Zeytinci)

Şimdiye kadar denemediğim kilo verme yöntemi kalmamıştır herhalde. Stresli ve gayet hareket kabiliyeti az olan bir işiniz varsa, oturarak çalışıyorsanız, sıkıntıdan durmadan boğaza yükleniyorsunuz eee sonra ne oluyor, bunlar size tabi ki yol su elektrik olarak dönmüyor da, kilo, kolesterol, şişmanlık, sinirlerinizin bozulması olarak geri dönüyor.
 Demleniyoruz Arkadaşlarla  (Ahmet Zeytinci)

Çok kalabalığız bu sıralar, ben diyeyim beş yüz, siz deyin altı yüz yedi yüz ya da bin. Amaaaan neyse ne yahu! Kalabalık olduk mu bir potada eriyoruz adeta, yaptığımız hizmetlerde çok seviliyor hem de çok. Her zaman demleniriz demlenmesine de sabahın serinliğinde de pek bir güzel oluyor bu demlenme, hele de sabahçı kahvelerinde... Demlenmeden çok önce, güzel kızlar geliyor yanımıza, hepsi birbirinin tıpkısının aynısı, nutuk çekmeseler de bize, hepimizi bir araya topluyorlar... Topladıktan sonra yıkayıp paklayıp, yolluyorlar yurdun her köşesine...
 Şikayetçiyiz Okurlardan  (Ahmet Zeytinci)

Söze öbür taraftan Yaşar ne Yaşar ne Yaşamaz girdi... ''Aaah kardeş ahhh! Ben de aynı dertten sıkıntılıyım sormayın gitsin. Benim de çok okurum var. Ama gel gör ki bana da çok haşin davranıyorlar hele de bu çocuklar. Orta yaşlılar ve yaşlılar ile bir sorunum yok, onlar biliyorlar benim kıymetimi de bu çocuklar sayfalarımı hemen kıvırıyorlar. Araya kağıt koysalar oysa, ben de yıpranmayacağım. Kütüphane duvarına bile yazdılar da anlamıyorlar.''
 Bir İş İki İş Üç İş  (Ahmet Zeytinci)

Çok sakıncalı bir durum gerçekten, üç beş tane işi ayrı ayrı yapmaya kalkıyorsanız zaten çok yoğun bir insansınız demektir. Gazetenin spor sayfası, her ne hikmetse biz Türk erkeklerini çok cezp eder. Fenerbahçe berabere kalmış, Kartal yabancı saha da galip, Trabzon berabere, sonra televizyonda ki o popüler diziye bakılacak, dizi enflasyonu var beyaz cam da, daha sonra da şiirler beni bekler dört gözle, bir de sitem ederler geç kalırsam ‘'Nerede kaldın Ahmet ağabey ya, yorumsuz bırakma bizi'' diye. Tırnaklarını da sonra boş bir zaman da kesiver. Hey dostum, kardeşim Ahmet'im şunları tek tek yapsan da işleri birbirine karıştırmasan. Sadece bunlar ile kalsa iyi. Bir gün dolmuşa bindim. Orta sıralarda oturdunuz mu arkadan paralar tek tek ileriye iletilmek üzere gelir, şoföre ulaşır, şoför para üstü verir, o paralar tekrar geride ki kişilere ulaşır, ayakta gidiyorsanız ve trafik polisine denk geldiyseniz, şoförün talimatıyla bir de çökersiniz, o arada kendi paranızı vermeye ve paranız bozuk değilse üstünü almaya çalışırsınız. İşte size aynı an da yapılan iki üç iş...
 Yırtık Dan Yırttık  (Ahmet Zeytinci)

Utangaç çocuklar gibi, bir ayağımı öbür ayağımın üzerine getirsem, o da olmayacak. Ev sahipleri, başka başka misafirlerde tam karşımda oturuyorlar... Yok yok, en iyisi ben yine bir ayağımla öbür ayağımın üstünü kapatayım bakayım, onlar çakana kadar, çakarlar ise koca başparmak yırtık dondan çıkar gibi çıkacak ve ben nakavt olacağım misafirlikte...
 Yer Değiştirme Şampiyonu  (Ahmet Zeytinci)

Neredeyse bir hafta var Ramazan Bayramına, çocuk olduğumuzdan ve de okula gittiğimizden biz ancak cumartesi ve pazar günleri tekne orucu tutuyoruz. Yani Hoca öğle namazında Allahu Ekber dedi mi biz homini gırtlak sofrada ne varsa götürüyoruz...
 Aman Karpuz Kestim Yiyen Yok  (Ahmet Zeytinci)

Bir de kabak çıktı mı karpuz, o zaman işte insanın başından aşağıya kaynayan kaynamayan bütün sular dökülüyor. İyi de kardeşim zurnada peşrev olmaz ne çıkarsa bahtına, karpuzda da durum aynen böyle billahi... Hayır elime alıyorum karpuzu, tık tık vuruyorum, ne iş oğlum kabaksan söyle diyorum, onda tık yok.
 Zorunlu Trabzonsporlu Olduk  (Ahmet Zeytinci)

Tek kalan eldiveni bir çekmeceye kaldırdım haliyle, yine de atmadım çöp sepetine, bakarsın bir umut bir yerlerden çıkar belki diye... Bordo eldiven de sabahları işimi görüyor, bayağı sıcak tutuyor ellerimi... Bir kaç günde onunla kanka olduk, sevdi beni galiba bu bordo eldiven, tam da diyordum ki haydaaaaa! Onun da bir teki kayboldu... Güleri misin, ağlar mısın, yoksa sinirden elinde kalan eldiveni mi ısırırsın? Ben hepsini yaptım billahi...
 Tamda Alıyordum  (Ahmet Zeytinci)

Çok yavaş ilerliyordu kuyruk. Sekiz on araba yakıt almıştı ki fiyat tablosu birden değişiverdi. Olamaz dedim içimden. Bütün zamlar gece 24.00 ten sonra gelirdi, ne oldu birden böyle... Bir anda elli kuruş giriverdi bir depoda nereden baksan yirmi otuz lira kazık yedik...
10 
 Zırt Bank Zort Bank Hırt Bank Hep Yanınızda  (Ahmet Zeytinci)

- Selam Zırt Banklı kardeşlerim ben geldiiiim... - Ne iyi ettiniz de geldiniz. - Göreceğiz bakalım... - Biz hep yanınızdayız. - İyi o zaman ben sizden bir dönem tüketici kredisi kullanmıştım. - Aman aman ağabeyim ne güzel etmişsiniz. - Hem de sizden emekli maaşı alıyorum. - Oh oh ne ala ne ala... Emekliyorsunuz demek...
11 
 Kredi Mıredi İşleri  (Ahmet Zeytinci)

Takılırız zaman zaman birbirimize. ''Oğlum sana bu güne kadar hiç kredi vermedik gel de biraz para akıtalım sana, bizim gibi arkadaşların var daha ne istiyorsun.'' derler. Benim bu kredi işine bazen aklım erse de bazen de hiç ermez. Bir şeyler yapmaya çalışırken ticaret adına hep öz sermayem ile yapayım derim.
12 
 Emekli Maaşı  (Ahmet Zeytinci)

Kerata da dediysem, Şemsettin bizden de üç beş yaş büyüktür, asker emeklisi, sizin anlayacağınız emekli başçavuş. Göz bebeğimiz ordumuza yıllar yılı gurur ile hizmet etmiş bir arkadaş işte. Ne güzel bir gurur zamanı gelince asker emeklisi olmak. Emekli bile olsanız askerseniz diğer vatandaşların size karşı davranışı, sivil emeklilere nazaran daha bir saygılı ve usturuplu oluyor. Arada muzır komşularınız veya mahallenin zibidi bebeleri sizi görünce ''Dikaaaat!!! komutan sağda ya da solda '' çekseler de espri olsun diye. Askerlik bu kutsal meslek, diğer vatandaşlar size yine başçavuşum veya komutanım der. Emekli albay'sanız, albayım diye, ya da emekli general iseniz paşam diye hitap ederler, size kolay kolay askerliği unutturmazlar bizim milletimizin fertleri. Hani Allah muhafaza savaş mavaş çıkarsa, millet olarak top yekûn gireriz harbe mutlaka ama emekli askerlerden daha bir fazla yararlanırız...
13 
 Firardalar  (Ahmet Zeytinci)

Ara, ara bul. Hanıma sor, çocuklara sor, dur bir de kendine sor bakalım, belki bulursun. Hani demişler ya arayan terliğini de bulur, Mevla’sını da... Tabi ki öyle değildi canım o söz, terliği oraya ben koydum. Tatil günleri benim ayaklarda çoğu zaman çorap olmaz. İşte o zaman o firar eden terlikler devreye girer ve ayaklarımı sıcacık sararlar, en azından, daha önce sararlardı...
14 
 Her Şeyi Sayıyor da Bir Bizi Saymıyor  (Ahmet Zeytinci)

Bu yaşamımızın vazgeçilmez parçası, her şeyi biliyor, bilmediği bir şey yok. Topluyor, çıkartıyor, bölüyor, çarpıyor. Bilgileri sayıyor. İyi de kardeşim bu meret evimize girdiğinden beri hem vallahi hem billahi aile bağlarımız zayıfladı yahu! Sizlerde durumlar nasıl bilemem ama biz de böyle arkadaşlar. Biz dört kişilik klasik Türk ailesi diyebileceğimiz bir aileyiz. Anne, baba, bir erkek, bir de kız evlat. Bu görünüşte ve kullanışta harika alet sayesinde birbirimizin yüzünü evimizin içinde bile göremez olduk. Her şeyi sayıyor da bir bizi saymıyor.
15 
 Böyle Giderse Batarız  (Ahmet Zeytinci)

Tabi çocuklar bayağı terliyorlar. Terleyince de su içiyorlar. Haliyle su içince de tuvalete sıkışıyorlar. Sıkışınca da dışarıdan gelen çocukların bazıları bizim eve tuvalet kullanmaya geliyorlar... Canları sağ olsun, hepsi de benim evlatlarım, çocuğumun arkadaşları, pırıl pırıl çocuklar. Bir çoğu yüksek öğrenimde ...
16 
 Arkamızdan Ağladılar mı  (Ahmet Zeytinci)

Sıkıldım artık bu hazır mama muhabbetinden oysa ki annemin sütü ne güzeldi cokur cokur emip duruyordum, pek bir tatlıydı be! Biraz zaman geçsin yemeklerden de vermeye başlarlar bunlar bana. İyi de her yemeği de sevemem ki ben de minnacık bebeyim...
17 
 Çocukken Küstüm Hepsiyle  (Ahmet Zeytinci)

Annem bazen pırasa yemeği yapar, ıııııııh o da ne? Ben yemeeeeem! Yemezlerrrrr... Bir yeme iki yeme, üç yeme, gelsin köfte patates yine sofraya... Bir de şu senede bir yaptıkları tatlı var, o da ne öyle, içine her şeyi koyuyorlar. Aşure miymiş neymiş adı... Annem bir kaşık, iki kaşık vermeye kalktı, yemedim tabi, yer miyim... Çikolata varken lokum varken, aşure de neymiş...
18 
 Kredi Kartlarımın Şifreleri  (Ahmet Zeytinci)

On dört tane kredi kartının da şifresi akılda zor tutulur ya! En iyisi kendime has bir yöntem geliştirmem, bulmam lazım. Tarihe biraz merakımız var, oradan yürüyelim bakalım. Zırt Bank’ın şifresi İkinci Abdülhamit’in tahta çıktığı yıl olsun, olabilir yani... Onu hallettik, geride daha on üç tane kart var. Dur bakalım bir şeyler bulacağız...
19 
 Yaşlı Amcalara Metroda Kıyak  (Ahmet Zeytinci)

Üç dört durak sonra oturacak yer kalmadı, açık artırma bile yapsalar, kimsenin, gençlerde dahil yerinden kalkası yok. Duraklardan binen bir iki yaşlı bey ile bir yaşlı teyzemizde gençlerin gözünün içine bakıyor ki yer versinler, hiç tınmıyor gençler. Şimdi kalkıp bir şey söylesen zibidilere, bu sefer hır çıkacak. Ama bir şeylerde yapmak lazım. O an da şimşekler çakmasın mı kafamda... Yaşlı amcalardan birine, bir de Hidayet beye göz kırptım, anladılar hemen...
20 
 Dut Ağacına Asma Aşısı  (Hakan Yozcu)

Geçenlerde köye gittim. Arkadaşımı ziyaret ettim. Tabii meşhur ağacımızın altında oturup sohbet etmek istedim. Ama ne göreyim, dut ağacımız adeta yerinde yoktu. Neredeyse tamamen kesilip budanmıştı. Arkadaşa “Bu ne hal? Ne oldu bu ağaca?” dedim. Arkadaşım güldü: “Hiç sorma! Bir bilsen ağacın başına neler geldi.” dedi.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 
31 32  Sonraki Sayfa




son eklenenler
Kilolarınız ile Barışın
Ahmet Zeytinci
Öykü > Gülmece (Mizah)
Biz Bir Türlü Kayamadık
Ahmet Zeytinci
Öykü > Gülmece (Mizah)
Şikayetçiyiz Okurlardan
Ahmet Zeytinci
Öykü > Gülmece (Mizah)
Firardalar
Ahmet Zeytinci
Öykü > Gülmece (Mizah)
Emekli Maaşı
Ahmet Zeytinci
Öykü > Gülmece (Mizah)
Bir İş İki İş Üç İş
Ahmet Zeytinci
Öykü > Gülmece (Mizah)
Tamda Alıyordum
Ahmet Zeytinci
Öykü > Gülmece (Mizah)
Kredi Mıredi İşleri
Ahmet Zeytinci
Öykü > Gülmece (Mizah)
Çocukken Küstüm Hepsiyle
Ahmet Zeytinci
Öykü > Gülmece (Mizah)
Kuşak Bile Alamadık
Ahmet Zeytinci
Öykü > Gülmece (Mizah)
Demleniyoruz Arkadaşlarla
Ahmet Zeytinci
Öykü > Gülmece (Mizah)

 


 


Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2022 | © , 2022
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.