..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Kurguyla gerçek arasındaki ayrım, kurgunun mantıklı olmak zorunda olması. -Tom Clancy
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Deneme > Yaşam > Yûşa Irmak




24 Aralık 2021
Yeşil Gözlüler Dünyayı Yeşil mi Görür?  
Yûşa Irmak
Bütün doğrular ve yanlışlar oldukları yerde duruyor. Onlara farklı anlamlar yükleyen, sürekli hareket hâlinde olan biz insanlarız kuşkusuz…


:DC:
Bütün doğrular ve yanlışlar oldukları yerde duruyor. Onlara farklı anlamlar yükleyen, sürekli hareket hâlinde olan biz insanlarız kuşkusuz…

Şaşırmayın!
Gerçekten de yeşil gözlülerin dünyayı yeşil gördüğünü zannedenler var! Örneğin, benim küçük kız kardeşim çocukken böyle düşünürdü. Üstelik mavi gözlü insanların da etrafı mavi gördüğüne inanırdı ama geçen zaman içinde bu fikrin yanlış olduğunu bizzat deneyimleyince çocuksu bu düşüncesine kendi kendine baya bir güldüğünü de söylemişti… Hatırlıyorum, ilk duyduğumuz da diğer kardeşlerimle birlikte onu baya bir makaraya almıştık…

Aslına bakarsanız Allah’ın hiç bir kulunu ayıplamamalı. Kim bilir hepimizin ne çok yanılgısı çıkar araştırılsa. Şöyle enine boyuna düşündüğümüzde gerek çocukluğumuzda gerekse erişkinliğimizde, körü körüne inandığımız bazı doğruların bile yanlış olduğunu çok sonra fark eder ve bu duruma üzülürüz…

Sanırım bakış açısı ile ilgili bir olgu bu. Bizler, hareket hâlinde olmakla birlikte sürekli değişime uğruyoruz. Oysa doğrular ve yanlışlar oldukları yerde duruyor. Onlara farklı anlamlar yükleyen bizleriz, yani sabit olmayan şahsi düşüncelerimiz… Bunun nedeni ya da sebebi de çok basit aslında… Zaman ilerledikçe, yaşananlar yavaş yavaş demlenince, kaybedilenlerin yerine konmadığını öğrenince, insanları yargılamamak gerektiğini iyice belleyince, artık aynı yerde durabilmek mümkün olmuyor…

Bu hayatın her aşamasında geçerli. Atılan tüm adımlarda, ruhumuz bedenimizle birlikte fark etseniz de etmeseniz de mesafe kat ediyorsunuz. Günler, aylar, yıllar akıp giderken; bazen acıdan ağlayarak, bazen sevinçten göklere uçarak, bazen utanıp sıkılarak, bazen de cesur hamleler atarak hayat, bize öğretisini aktarıyor kendi üslubuyla, usulca ve umarsızca…

Tükenmek bilmeyen bir enerji dönüşümüdür bu! Gençken cahilliğimize eşlik eden kuvvet, yaşlıyken de tecrübeye rağmen hareketleri kısıtlayan hastalık, yoksunlukları var insanoğlunun. Bir yanda kazançlarımız, diğer yanda kaybettiklerimiz ve ortada da kabak çiçeği gibi duran mutlak gerçeklerimiz… Yani eğrilerimiz, doğrularımız ayrıca “tanımlamaya” çalıştıklarımız! Anlayacağınız bir hayli karışık kafalarımız…

Zor!

Gerçekten çok zor etkileşimlerden kurtularak isabetli tespitlerde ve kararlarda bulunabilmek.. Zira herkes bir tarafa çekiştiriyor, herkes kendi doğrusunda diretip duruyor…

Farkındayım…

Hayatı çözümleme yolculuğunda, daha ilk düğümdeyim diyemeyeceğim belki ama ikinci düğümdeyim diyeyim bari… Hani her geçen gün daha iyi kavrıyorum hayatı. Ama hâlâ acemi, hâlâ aceleci hatta bir başına ve biçareyim… Yaşadıklarımdan ders çıkarmaktan öte daha çok sabretmeliyim. Belki de daha çok gözlemlemeli, daha çok analizler yapmalıyım… Böyle arınabileceğimi düşünüyorum çoğu zaman… Çünkü çoğumuz görmek istediğimiz renklerde görüyoruz hayatı! Akı, karayı, grinin tüm tonlarını…
Bugün şayet biri bana; “yeşil gözlüler dünyayı yeşil mi görür?” diye bir daha sorsa hiç ikiletmeden: “Neden olmasın ki?” derim…
İnanıyorum ki bazılarının gözü ışıkta aydınlanır.
Bazılarının gözünü de karanlık alır.
Mesele; renklerin, şekillerin, motiflerin üstüne çıkabilmekte, bizim nasıl gördüğümüzden ziyade varlıkların özünü kavrayabilmekte, gözlerimizle bakarak, gönlümüzle görerek kavrayabilmekte gizli gibi geliyor bana…

Sizce de öyle değil mi?

Kalın sağlıcakla…




Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın yaşam kümesinde bulunan diğer yazıları...
Hiç Bitmeyen Deneyim
İhtiyarlara Yer Var!
Bayrama Hakkımız Var mı?
Başlamadan Biten İlişkiler
Dünya Bile Eksik
İstanbul; Erguvan, Lale ve Plastik Çiçek
Kurumuş Ağacı Yeşertmek
İçtenliğin Karşılığı…
"Zaman Dursun" Demiştim İşte Durdu Zaman
"Acemoğlu Köprüsü’nü Bir Melek Beklermiş"

Yazarın deneme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Metropol İnsanlarının Sosyal Medya Molası
Tanpınar’ın Şark ve Garp Çıkmazı Üzerine…
Geri Dönmemek Üzere Gitmek
Fatih’te Bir Mahallenin Sokağında Hatırladıklarım
Ver Elini Gidelim
Tolstoy’un Karısı
Mihr ile Mâh
Deneme Ustası Evliya Çelebi
Resimli Roman Çağları
Azerbaycanlı Bir Gardaşın İstanbul İzlenimleri…

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Bir Dudak Yarılması [Şiir]
Külle Yıkanır mı Sırlar? [Şiir]
Bilmiyorum [Şiir]
Bıçkın Yüzünde Kehribar Gülüşü [Şiir]
Sana Bildirdiklerim [Şiir]
Beste-i Nigar [Şiir]
Yâr Gördüm [Şiir]
Kehribar Gözlüm [Şiir]
Med Cezir [Şiir]
Med Cezir [Şiir]


Yûşa Irmak kimdir?

Felsefe ve edebiyat aşığı! Yayıncı, gazeteci ve kitapsever. . .


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2022 | © Yûşa Irmak, 2022
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.